"Aslında AKParti seçmeninin yarıdan fazlası bile Akpartinin üniversitelerde başörtüsü özgürlüğü için yaptığı Anayasa değişikliğinden rahatsız." diyecek kadar halkını tanımayan/sosyolojik tespitler yapan bir yazarın yazdığı kitap. (Bu kitabın içinde de bu fikirlerini neşretmiş)
TürbanOrhan Bursalı · Cumhuriyet Kitapları · 200812 okunma
Evet akıcı bir üslubu var.
Evet roman tadında.
Ama biraz da roman tarzında. Açıkçası ben daha bilimsel bir kitap olarak düşünmüştüm. Daha çok dipnot, kaynak vb. olacağını zannetmiştim. Ama beklediğim gibi çıkmadı. Bu sebeple anlatılanların ne kadarı bilimsel otoriteler tarafından kabul edilmiş ortak kanılar ne kadarı yazarın kendi görüşlerini oluşturuyor çok da farkına varamıyorsunuz.
Bahsedilen tarihi vakıalarda bile acaba gerçekten doğru mu sorusu akıllara gelmiyor değil?
Belki de yazar sıkıcı olmamak adına böyle bir yönteme karar verdi ama dediğim gibi bu kitabın büyük bir eksisi bana göre.
Ebuzer daha Hz.Muhammed’i (s.a.v) tanımadan 3 yıl önce şirki terketmiş ve kendini putlardan uzak kılmıştır. İslam Peygamberinin haberini aldıktan sonra Mekke’ye gitmiş, İslam henüz açıktan tebliği edilmemesine rağmen Kabe’de 3 gün boyunca açıktan Müslümanlığını açıklamış ve müşriklerden öldüresiye dayak yemiştir.
Allah Rasulü zamanında bineksiz de olsa tüm seferlere katılmıştır. Daha sonra da cihaddan hiçbir zaman geri durmamıştır. Rasulullah’ın vefatından sonra halifeliğin Hz.Ali’nin hakkı olduğunu savunmuş, ancak Hz.Ebu Bekir’in halifeliğine de biat etmiştir. Hz.Ebu Bekir ve Hz.Ömer zamanında Şam’da yaşamış, Hz.Ömer’in şehadet haberini alınca Hz.Ali’nin halife olacağı beklentisiyle Medine’ye dönmüştür. Fakat Hz.Osman’ın hatalı uygulamalarını şiddetli bir şekilde eleştirmesi üzerine Şam’a sürülmüş; orada da Hz.Muaviye’ye muhalefeti sebebiyle Medine’ geri gönderilmiştir. Eleştirilerinin devam etmesi üzerine Hz.Osman tarafından Rebeze çölüne sürülmüş ve orada vefat etmiştir.
Açıkçası kitabın çok da bekleneni verdiği söylenemez.
Akademik bir eser olduğu için ana konuya girmeden önce uzunca bir süre boyunca girizgah yapılıp, tanımlamalar ve ön bilgiler veriliyor. Lanet, beddua gibi konu başlıklara ayrı kategoride değerlendirildiği için kitabın kapsamı dışında bırakılıyor. Bu da haliyle muhteviyat açısından umulandan daha az bilgi içeriyor.
Osmanlı’nın son döneminden Cumhuriyet sonrasına kadar uzanan batılılaşma sürecini, önceleri imamlık sonra da muallimlik yapan Yahya Hoca’nın gözünden anlatır.
Cumhuriyet ÇocuğuHekimoğlu İsmail · Timaş Yayınları · 2010246 okunma