Melih Ertuğrul

Melih Ertuğrul
@melihert
Kocaeli
4 Nisan
33 okur puanı
Aralık 2017 tarihinde katıldı
6/10
·688 syf.··
2021 11. kitabı
İlk romanların kaçınılmaz otobiyografik örneklerinden biri olsa da mümkün olduğunca bir gizem romanı yaratma isteği duyan yazar sanki bir nevi gelecek romanları için pratik yapıyor gibi rahat, uzatarak ve hikayeyi belli bir merkeze oturtma kaygısını pek gütmeden yazmış. Romanını yazarken daha çok orta sınıftan, yazarın kendisinin doğrudan bir izdüşümü olarak okunabilecek bir karakterin zihinsel yanılsamalarını ve bunu yaratan teatral ada hikayesinin gizemli ve tuhaf atmosferini yazabilme endişesi içinde John Fowles. Bir roman yaratabilme alıştırmalarının bilmem kaçıncısı olarak tanımladığı bu romanı onu edebî açıdan tatmin etmemiş. Buna şaşırmamak gerek. En çok satan romanında paragraflar uzadıkça uzuyor. Romanlar bilinçli veya bilinçsiz olarak bir merkez etrafında döner; Büyücü de bir ana merkez ve onu döndüren küçük merkezlerle kurulmuş bir roman olsa da bu merkezler bütünlüğe kavuşmada hep gecikiyor. Metinlerarası bağlantıyı Fırtına ile kuran roman, bir Shakespeare fantazisi yaratma çabasında. Bu başlı başına farklı ve yaratıcı bir düşünce olsa da bu fantazi bir zaman sonra yazarın fazla ayağına dolanmış gibi. John Fowles da bu romanı pek dert etmemeyi öğrendiğini söylüyor. Roman yaratma tutkusunun önemsenecek bir örneği olması nedeniyle romanı okurken büyük keyif almasam da ona dair hatırladıklarımda acımasız olmayacağım.
BüyücüJohn Fowles · Ayrıntı Yayınları · 20242,720 okunma
1000Kitap Kullanıcısı isimli okura yanıt verildi
Melih Ertuğrul
Yazar bunun bi roman denemesi, bir roman yazabildiğini kendine kanıtlama çabası olduğunu söylemişti. Eleştirmenler de bu romanın sığ, sürekli tekrarlayan ve karmaşık yapısını eleştirmişti. Bu romanda yazar yazmayı denemiş ama benim yukarda bahsetmeye çalıştığım nedenlerden dolayı başarısız olduğunu anlayınca romanı yarım bırakıp Koleksiyoncu'yu yazmaya başlamış. Ve o romanda Büyücü'de başaramadığını başarmış. Yani romanı bir merkez etrafında kurup hikayeyi bir araya toparlayabilmeyi. Aradan zaman geçince de Büyücü'ye tekrar bir el atıp şimdi önümüzdeki kitabı ortaya çıkarmış. Siz muhtemelen kitabı okumadan bana böyle bir yorum yazdınız, şayet yazarı bile aynı görüşleri sunmuşken siz buna itiraz etmiş oluyorsunuz.
Reklam
6/10
·688 syf.··
2021 11. kitabı
İlk romanların kaçınılmaz otobiyografik örneklerinden biri olsa da mümkün olduğunca bir gizem romanı yaratma isteği duyan yazar sanki bir nevi gelecek romanları için pratik yapıyor gibi rahat, uzatarak ve hikayeyi belli bir merkeze oturtma kaygısını pek gütmeden yazmış. Romanını yazarken daha çok orta sınıftan, yazarın kendisinin doğrudan bir izdüşümü olarak okunabilecek bir karakterin zihinsel yanılsamalarını ve bunu yaratan teatral ada hikayesinin gizemli ve tuhaf atmosferini yazabilme endişesi içinde John Fowles. Bir roman yaratabilme alıştırmalarının bilmem kaçıncısı olarak tanımladığı bu romanı onu edebî açıdan tatmin etmemiş. Buna şaşırmamak gerek. En çok satan romanında paragraflar uzadıkça uzuyor. Romanlar bilinçli veya bilinçsiz olarak bir merkez etrafında döner; Büyücü de bir ana merkez ve onu döndüren küçük merkezlerle kurulmuş bir roman olsa da bu merkezler bütünlüğe kavuşmada hep gecikiyor. Metinlerarası bağlantıyı Fırtına ile kuran roman, bir Shakespeare fantazisi yaratma çabasında. Bu başlı başına farklı ve yaratıcı bir düşünce olsa da bu fantazi bir zaman sonra yazarın fazla ayağına dolanmış gibi. John Fowles da bu romanı pek dert etmemeyi öğrendiğini söylüyor. Roman yaratma tutkusunun önemsenecek bir örneği olması nedeniyle romanı okurken büyük keyif almasam da ona dair hatırladıklarımda acımasız olmayacağım.
BüyücüJohn Fowles · Ayrıntı Yayınları · 20242,720 okunma
1000Kitap Kullanıcısı isimli okura yanıt verildi
Melih Ertuğrul
Burada bi hatan var. Fowles romanlarında çok yaratıcı bir yazar fakat bu ilk romanında bu yok. Bu romanı okudunuz mu bilemem ama yazar uzunca bir süre bu ilk romanını, yazdığı diğer romanların çok gerisinde kaldığı için kabullenmekte zorlanmış. Kitabın sonuna eklediği yazıda da bu romanı neden yeniden yazmaya çalıştığını anlatıyor. Okurun bu kitabı beğenmesine kendi de şaşırıyor. Yani senin dediğine diğer romanları için sonuna kadar katılırım ama bunu okuduğunda demek istediğimi anlayacağını sanıyorum.
6/10
·120 syf.··
2019 31. kitabı
·
19 saatte okudu
·
Okunma: 12 Nisan 2019 13:53
Kitaba çok heyecanla başladım. Çok güzel ve merak uyandırıcı bir konu. Jean Daragane isimli bir yazarın Paris'te olan mütevazı hayatına bir anda iki kişi girer. Yazarın telefon defterini kaybettiği ve defteri bulduğu gerekçesi ile defterdeki bir kişi hakkında bilgi almak isteyen Gilles Ottolini yazarın geçmişiyle bir yolculuğa çıkmasına sebep olur. Soru işaretleri ve eski olayları hatırlamanın verdiği garip bir durumla karşı karşıya kalır yazar. Bu süreçten sonra okurda zaman kaymalarını yaşatan bazı olaylar okuyoruz işte benim tıkandığım nokta bu. Kitabı ikinci kez okumak istiyor muyum emin değilim. Bu durum motivasyonu çok düşüren bir durum. Aslında gayet açıklayıcı bir dil kullanan yazarın olayları bu denli karıştırmasına anlam veremedim.
Mahallede Kaybolma DiyePatrick Modiano · Can Yayınları · 2022581 okunma
Melih Ertuğrul
Karmaşık olması, zamanla ilgili bir romanda zaman kaymalarıyla bir yapı oluşturulması gayet normal değil mi? Siz kitaba başka bir beklentiyle başladığınız için zor gelmiştir.