Melih Ertuğrul

Melih Ertuğrul
@melihert
Kocaeli
4 Nisan
33 okur puanı
Aralık 2017 tarihinde katıldı
2/10
·260 syf.··
2026 4. kitabı
Arka kapakta kitabın bir roman olduğu yazıyor ama roman tekniğinde değil kesinlikle. Ne karakter gelişimi var ne inandırıcılık. Zaman kronolojik olarak akıyor ama zamanlar arasında doğrudan veya dolaylı bağlantı yok. Karakterler siyah-beyaz karikatür gibi çizilmiş. Baş karakter hep çok iyi ve masum. Roman onun Mezopotamya ve Kürtler hakkında bilgiler edinmesinden ibaret. Edindiği bilgilerin kaynakları da doğrudan yazarın kendi fikirlerini ileten tamamen yapay kişiler. Yazılanların bir roman olduğunu hissettirecek neredeyse hiçbir şey yok. Doğrudan politik mesajlar veriyor denemez; romanın ikinci yarısında Kürtlerin neden devlet kuramadığına dair diyaloglar kurulmuş fakat bunlar bugün konu hakkında sadece internetten bilgi sahibi olan herkesin söyleyebileceği düzeyde derinlikten uzak kalmış. Kapakta yazılan iddialı cümlelerin hiçbiri maalesef karşılık bulmuyor ve roman sanki ortaokul öğrencilerine mezopotamya'daki ortamı üstünkörü anlatmak için yazılmış gibi geliyor. İletişim Yayınları'nın kalitesine yakıştıramadım; daha nitelikli bir kitap bekliyordum.
İyiyi ve Kötüyü Bilme AğacıTecelli Sercan Sırma · İletişim Yayıncılık · 201815 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
6/10
·252 syf.··
2024 32. kitabı
Romanın arkasında kitaplar arasındaki en iyisi olarak ilan edilmesinin tamamen satış stratejisi ile alakalı olduğunu düşünüyorum. Diğer romanlarında kullandığı temalar ve örgüler bu romanda bir çözümün değil karmaşanın parçası olabilmişler ancak. Bu romanın karmaşık olduğu anlamına gelmiyor aksine okuduğum diğer Auster romanlarından çok daha anlaşılır ve yüzeysel bir roman olmuş bence. Üst kurmaca anlatısı basit bir kurgu ile verilmiş. Roman asıl anlatıcısı Jim, bir karaktere dönüşemeyip sadece hikayenin aracısı olarak kalmış. Adam Walker'ın hasta yatağında yazdığı 3 bölümü bir araya getiren kişi. Romanın temelindeki ensest ilişkinin sonlara doğru bir hayalden ibaret olduğu şöylece bir söyleniyor. Bu gerçekse ya da hayalse bunun nedenleri veya mantığına dair bir anıştırma dahi yok. Bunun yorumu okuyucuya bırakmakla alakalı olduğunu da düşünmüyorum zira önce karmaşık olaylar ağı okuyucuya farklı yollarla sunulur ve okuyucunun kendi yolunu bulması sağlanır iken burada sunulan bir yol göze çarpıyor. 40 sayfa boyunca anlatılan bir ensest ilişki var ve bu ilişkinin muhatabı olan kız kardeş bunların hepsinin uydurma olduğunu söylüyor sadece ve konu burada kapanıyor. Adam'ın bunu neden söylemiş olabileceğine dair bir yorum da yapılamıyor. Anlatılan diğer odak noktası bir cinayet hikayesi. Hikayenin kahramanı Born, bir şekilde romanın sonuna kadar varlığını sürdürüyor. Onun hakkında da ortaya atılan casusluk iddiaları varken romanın sonu hiçbir soru işaretini giderilmediği veya akıl yürütmeye imkan bırakmayacak şekilde basit bir ayrılıkla sona eriyor. Elbette ki romanların sonunda tüm soru işaretleri giderilmek zorunda değildir ya da herkesin anlayabileceği ortak sonuçlara varmak gerekli değildir fakat burada bahsetmek istediğim şey yazar sanki hiçbir soru sormamış ya da
GörünmeyenPaul Auster · Can Yayınları · 20121,135 okunma
9/10
·210 syf.··
2021 21. kitabı
Tutunamayanlar'ın da ruhuna katılıp ona esin vermiş; küçük burjuva medeniyetinin içinde sıkışmış Harry Haller'in -kendi deyimiyle- bir "bozkırkurdu"nun romanı. Bizde de örneklerini çok kez gördüğümüz anti-kahramanların modern edebiyattaki öncüllerinden biri olan Harry Haller'in tuhaf ve hüzünlü hayatında, modern insanın içinde yan yana yaşattığı medenî ve ilkel dürtülerin, kendi kurduğumuz ölçülü, kırılgan ve durağan bir dünyanın varlığını görürüz. Hint felsefesinde modern dünyanın açıklarını keşfeden Hermann Hesse'nin romanında ikizler temasını, postişleri, ansiklopedik üst metinleri görürüz. Atmosferi gibi biçimi de tekinsizdir. Anlatıcı sürekli olarak değişmeye meyillidir. Çağıyla baş edemeyen ve bundan büyük bir mutsuzluk yaratan dertli aydının insanî tutumları ve arayışları, onu bu temiz ve güvenli küçük burjuva hayatında bir münzevi yapar.
BozkırkurduHermann Hesse · Yapı Kredi Yayınları · 20229,6bin okunma
6/10
·688 syf.··
2021 11. kitabı
İlk romanların kaçınılmaz otobiyografik örneklerinden biri olsa da mümkün olduğunca bir gizem romanı yaratma isteği duyan yazar sanki bir nevi gelecek romanları için pratik yapıyor gibi rahat, uzatarak ve hikayeyi belli bir merkeze oturtma kaygısını pek gütmeden yazmış. Romanını yazarken daha çok orta sınıftan, yazarın kendisinin doğrudan bir izdüşümü olarak okunabilecek bir karakterin zihinsel yanılsamalarını ve bunu yaratan teatral ada hikayesinin gizemli ve tuhaf atmosferini yazabilme endişesi içinde John Fowles. Bir roman yaratabilme alıştırmalarının bilmem kaçıncısı olarak tanımladığı bu romanı onu edebî açıdan tatmin etmemiş. Buna şaşırmamak gerek. En çok satan romanında paragraflar uzadıkça uzuyor. Romanlar bilinçli veya bilinçsiz olarak bir merkez etrafında döner; Büyücü de bir ana merkez ve onu döndüren küçük merkezlerle kurulmuş bir roman olsa da bu merkezler bütünlüğe kavuşmada hep gecikiyor. Metinlerarası bağlantıyı Fırtına ile kuran roman, bir Shakespeare fantazisi yaratma çabasında. Bu başlı başına farklı ve yaratıcı bir düşünce olsa da bu fantazi bir zaman sonra yazarın fazla ayağına dolanmış gibi. John Fowles da bu romanı pek dert etmemeyi öğrendiğini söylüyor. Roman yaratma tutkusunun önemsenecek bir örneği olması nedeniyle romanı okurken büyük keyif almasam da ona dair hatırladıklarımda acımasız olmayacağım.
BüyücüJohn Fowles · Ayrıntı Yayınları · 20242,721 okunma
Puan vermedi·976 syf.··
2020 49. kitabı
Yolculuk miti, anlatı geleneklerinin kökünü oluşturmuş. Ulysses oluyor Dante ve Cehennem'e iniyor uykulu bir gece. Vergilius rehberlik ediyor ona ve dönen çemberlerin oluşturduğu ters bir koni biçimindeki yeryüzü cehenneminde en dibe kadar iniyor. Kendini bulmanın hikâyesini güzel sevgili Beatrice'de somutlaştırmış Dante. Doğu hikâyelerine merakı biliniyormuş Dante'nin. Özü bulmak için yola çıkma temasına İslam hikâyeciliğinde de çokça yer verilmiş. Mantık al Tayr'daki motifin çok benzerini kullanıyor Dante Komedya'sında. Efsanevi kuşu kendisi de yaratıyor. Fakat kuşlar, Doğu hikâyesindeki gibi 'bir' olmuyor, aksine hepsi tek tek kendi özlerini koruyarak daha büyük bir 'biz' türetiyorlar. Duygu dolu ve hassas bir ruhun Batı için alışılmadık ruhanî yolculuğunda yeni simgeler yaratılıyor.
İlahi Komedya (3 Cilt Takım)Dante Alighieri · Oğlak Yayıncılık · 20206,4bin okunma