Tam bir Zweig kalemi. Betimlemeler müthiş. Karakterler ruhsal durumlarıyla bütünleştiriyor sizi. Bir an için kitabın içinde koşturuyorken buluyorsunuz kendinizi. Çok çaresiz olsanız ve en olabilir durumda ölmek için kadınlığınızı kullanarak yardım ister misiniz? Zor bir soru. Peki ya yardım etmek pahasına olsa birisinin ölümünde yardım istenen kişi olsanız ne yapardınız? Bir kahve yapın ve alın elinize Amok Koşucusu kitabını yaslanın arkanıza. Tek solukta bitecek bir aşk gibi bağlanacaksınız.
Şüphe, korku, tehlike, ihanet, aşk ve masumiyet.
Böyle güzel anlatılamazdı herhalde hadi anlatıldı böyle içinde olmazdınız olayın. İhanet eden her zaman taşlanır ya bir kere bile geçmeyecek aklınızdan zira kendi aklı ona öyle zorluklar yaşatacak ki . Vicdan denir mi bu durumda . Rahatsız eden duygunun bir alakası var mı vicdanla. Okuyun mutlaka.
İnanılmaz kurgusu ve mükemmel üslubu ile Saramago'nun kalemine aşık olacaksınız ama küçük bir detay kitapta çoğu imla kuralına uyulmamış. Bir detay daha karakterleri sıfatlar ile çağırıyor yazar. İlk kör, ilk körün karısı, hırsız, doktor ve doktorun karısı gibi. Spoiler vermek istemiyorum ama çoğu yerde endişeye kapılıp karakter ile yolu bulma çabasına gireceksiniz. Ve yine karakterler ile bir balkonda yağan yağmur için Tanrıya şükür edeceksiniz. Kitap bittiğinde ise son sayfaya bakıp hüzünlenmenize bile izin vermeyen satırlara eşlik edeceksiniz şey gibi ben sizin için o kadar endişelendim bu kadar mıydı? Ah delilik değil mi ? Ama olsun sonuçta temasla bulaşan bir körlükten bahsediyoruz bu da biraz delilik sanki.
KörlükJosé Saramago · Kırmızı Kedi Yayınları · 2022132,2bin okunma