selamlar, su aralar inceleme yazmak cok keyif veriyor bu yuzden yine yaziyorum.
son zamanlarda zweig'dan biraz kitap okudum ve okuduklarimdan cogunu begendim. korku gercekten cok guzel islenmisti, yazarin yazim diline zaten asinaydim ama sorun su ki, is bankasi yayinlarinin cevirmenleri daha guzel yapiyor ceviriyi. yayinevi degistigi icin farkli geldi ama yine okunabilir, guzel bir yazim dili vardi. konusuna gelecek olursak, eger ki zengin, huzurlu, sakin ve rahat bir yasantiniz varsa ve siz bunu bile isteye, yalnizca bir hataya bagli olarak bozuyorsaniz zaten bir aptalsiniz. yani kadin karakter neye dayanarak, hangi sorundan sonra kocasini aldatmaya karar verdi, anlamis degilim. hani kocanla sorun yasarsin (ki bu aldatman icin bir sebep degil, bosan gitsin) anlarim ama huzurunu aptal bir deli cesaretiyle kocani aldatarak bozman.... neyse. kitap boyunca zaten karakterdeki o pismanlik ve azabi hissediyordunuz. santajci kadinin bir sonraki hamlesini, irene'nin o cikmaz da kalisini, kocasinin tavirlari, oteki adamin rahatligi... hepsi birbiriyle ic iceydi ve sonunu merak ediyordunuz. irene her seyi anlatmayi istedi ama bu noktada onu anlayabiliyorum cunku gercegi ve dogruyu soylemek, itraf etmek; daima en zoru ve en korkutucusudur. nereye varacagini ve sonunu bilmediginiz icin saklamayi ve dogal olarak korkuyu tasimak zorunda kaliyorsunuz. bir tarafiniz bu kaygiyla ve endiseyle yasamayi, bir tarafinizda her seyi anlatmayi istesede endise onunuze geciyor. bu yuzden dogruyu soylememesi normal. santajci kadini irene yerine ben oldurkem istiyordum. her ne kadar irene bir haya yapmis olsa da santajci kadinin bundan yol alarak ilerlemesi tam bir kotunun yapacagi seydi. ama beni tum bunlarin disinda en cok sasirtan sey, aslinda kocasinin her seyi bilmesi ve santajci kadini