Neden çocukluğun tüm önemli anıları bir gizemin keşfedilmesiyle alakalı oluyor acaba? Başlangıçta durumumdan dolayı bunun sadece benim başıma gelen bir şey olduğunu zannettim ama daha sonra, kitaplara olan tutkum ortaya çıkınca "keşif" sözcüğünün bir yığın öyküye atfedildiğini gördüm. Bir de keşfetmeye çalıştığımız şeyin hayatın kendisinden başka bir gizem olmadığını.
Zorbaca yasaklar çocuklarda bir tutkuyu yetişkinlerde olduğundan daha çok perçinler; çocukların yetişkinlere kıyasla, kendilerine karşı konulmaz çekicilikler sunan o yasaklamadan başka bir şey düşünmeme gibi bir üstünlükleri vardır.
Elbette. Hayatının başka insanların -hiç tanışmadığın, varlığından hiç haberdar olmadığın insanların- her gün yapmakta olduğu seçimler tarafından sayısız şekilde nasıl etkilenebileceğini aklın alıyor mu?
Hayattan zevk alabilmek için asla okuyamayacağımız, izleyemeyeceğimiz, söyleyip yapamayacağımız şeyleri düşünmeyi bırakıp hayatın zevkini kendi sınırlarımız içinde nasıl çıkarabileceğimizi düşünmeye başlamamız gerekir. İnsan ölçeğinde yaşayarak. Yapamayacağımız milyonlarca şeye değil, yapabileceğimiz birkaç şeye odaklanarak. Paralel hayatlar yaşayabilmeyi dilemekten vazgeçerek. Daha küçük bir matematik bularak. Tek olmaktan, bölünemeyen en küçük birim olmaktan gurur duyarak.