"Huzursuzluk benim mayamda vardı, arada öylesine depreşiyordu ki acı veriyordu bana. Böyle zamanlarda tek avuntum üçüncü kat koridorunda, o sessizlik, tenhalık içinde, gözlerden ırak, bir aşağı, bir yukarı yürümek, hayalimde canlanan parlak düşleri başıboş bırakıvermekti. Bol, parlak, renk renkti düşlerim. Burada, bırakırdım yüreğimi -içimi tasayla bıraksa bile yaşamla genişleten- coşkun heyecanlarla çarpsın!.. En güzeli de, içimden bir sesin anlattığı sonu gelmez bir masalı dinlerdim. Hayalimin yarattığı, durmadan da anlattığı bir masal ki gündelik yaşantımda canım çektiği halde bulamadığım hareketle, heyecanla, ateş ve tutkuyla kaynaşırdı."
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
"Daha güzel olmadığıma yanardım arada; gül gibi yanaklara, kiraz dudaklara, çekme burunlara özenirdim. Uzun boylu, heykel yapılı, şahane yapılı bir kadın olmadığıma tasalanırdım. Böyle ufacık tefecik ve renksiz, yüzünün çizgileri düzensiz ve keskin olmak bir bahtsızlıkmış gibi gelirdi bana."
"Bu masumluğunun ödülünü göreceksin. Tanrı bizi iyice ödüllendirmek için ruhumuzun tenimizden ayrılmasını bekliyor. Öyleyse üzüntüye neden kaptıralım kendimizi, mademki ömür kısa, ölüm de mutluluğa giden bir yoldur."
"Bu dünyanın, insanoğlunun dışında gözle görülmeyen bir dünya, bir de ruhlar tayfası var. Bu gizli dünya bizi dört bir yanımızdan kuşatmış durumdadır. O ruhlar da bizim başımızda nöbettedir; çünkü onlara bizleri koruma görevi verilmiştir. Bizler bu dünyada acıdan, utançtan ölsek bile, herkesin gözünden düşsek, lanetleri altında ezilsek bile, melekler bizim çektiklerimizi görür, masumsak bizim masumluğumuzu anlarlar."