“Arkalarında bıraktıkları dehşetten kaçan insanların başına garip garip şeyler gelir.Kimi çok acı ve zalim… Ama kimi de öyle güzel ki,inançlar tekrar tutuşur, sonsuza dek dayanır.”
Kitabın kilit noktası olduğunu düşündüğüm alıntısıyla incelememe giriş yapmak istedim. İnceleme konusunda kendimi pek yeterli bulmadığım için işin bu kısmına el atmak istemiyorum ama beni bu kadar derinden etkileyen bir esere kayıtsız kalamazdım.
Gazap üzümleri 1930’lu yıllarda kapitalizm rüzgarında savrulan Joad ailesinin hüzünlü hayatta kalma mücadelesinin anlatıldığı bir roman.Açlık,yoksulluk,sınıf ayrımı,aile bağı ve daha nicelerine dolu dolu vurgu yapılan bir kitap.Oklahoma’da başlayan zorlu göç hikayesi Kaliforniya’da son buluyor.
Tom Joad’ın cesareti,annenin güçlü tavrı,Papaz Casy’nin kendi içinde verdiği psikolojik mücadele ve John amcanın kendisiyle sürekli bulunduğu vicdan muhasebesi...Eserdeki her karakterin ayrı bir hikayesinin olduğunu ve hepsinin ayrı ayrı özel olduğunu düşünüyorum.
İncelemelerimde genelde beni en çok etkileyen kısımlara kısaca değiniyorum.Ama bu kitap beni bütünüyle etkiledi.Yazarın daha önce İnci ve Fareler ve İnsanlar adlı eserlerini okumuştum ve beğenmiştim.Öncesinde olduğu gibi sonuç yine muazzam.Ben sevdim ve sizlerde tavsiye ederim.Sevgiyle kalın... :)