Aldatılmışlığı, aldatarak, daha katlanılır hale
getireceğini sanıyordu insan. Ama, hep aksi
oluyordu. Her şey giƫkçe zorlaşıyordu. Garip olan,
birbirlerine o kadar benziyorlardı ki, hatalarda bile
bir diğerini tekrara başlamışlardı.
"Hep böyle mutsuz mudur?" diye sordu, Seyit.
Babası, onun kimden bahseƫğini anlamıştı.
"Mutsuz olmak için çok sebebi var."
"Mutlu olmak
için sebebi yok mu?"
"Eminim vardır. Ama, her halde, diğerleri daha
ağır basıyor."
Sağ olun hemşire. Tanrı yardımcınız
olsun."
"Hâlâ Tanrı'ya inananlar olması güzel." dedi
hemşire. Soru sorar gibi bakan Seyit'e izah etmesi
gerektiğini hissetti:
"Yanlış anlamayın, benim inancım sonsuzdur.
Ama yaralılar arasında Tanrı'ya isyan edenini o
kadar çok gördüm ki..."
Seyit, hızla uzaklaşırken mırıldandı: "Belki O'na
çok yaklaştıkları içindir."