Melisa Kezer

Melisa Kezer
@melisakezer
insanım
Türkçe öğretmeni
lisans
venüs
Diyarbakır, 8 Mayıs
15 okur puanı
Eylül 2019 tarihinde katıldı
şu insanların kız, erkek, bebek, çocuk, genç, yaşlı ve hayvanlar üzerinde bıraktığı etkiyi düşünsenize ölüm, istismar, işkence, tecavüz ya da başka başka binbir eziyet bir saat, bir gün, ne bileyim bir yıl parmakla sayılacak değil ya arkadaşım; ben ölüm dışında bir ömür yaşanacak psikolojik etkiden bahsediyorum veya ölüm halinda geride kalanlarımızın biz günahkârların binbir ömür yaşayacağı vicdan rahatsızlığından bahsediyorum, sırf bu yüzden idam mı isteyeceğiz, anlık bir yok oluş mu? tabii ki de hayır! bakın ben ya da sen, bizler, sizler iyi olan herkes; yasak, suç, günah, ayıp olduğu için değil cezaevinde kalacak cehennemde yanacak diye de değil sırf insan olduğumuz için yapmıyorsak kötülük bu evren dışında kalan yaratıklara da idam bir çözüm değil anlasanıza..
Edebiyatın En Tatlı Eşleşmeleri!
Peki ya sizin favori kitabınız hangi tatlı olurdu?
m
papatyanın sırf beni sev diye yolduğu saçlarından arta kalan beyaz cenneti gördüm, ben ölmedim gördüm.. kendinden korumak için terk etmiş ya kelebek biraz daha yaşamak istiyorsa aşıksa.. yalnızken daha kalabalığım, içimde sen varsın.. önce öp beni, önceden öp sonra yine öp sonra yine yine yine.. yinesi dünya dönmeyeceğini söyleyene dek.. dünya ne kadar geniş olursa olsun eğer tek başınaysan bir karınca sığınağıdır.. sen benimle kapamışsın gözlerini geceye, güneş uyandırmaya kıyamamış bizi. beraber yaşıyorlar ama biz olmaktan çok uzaklar tek kişiyim ama tek başına değil, içimdeki yürekle yalnız olamayacağım hiçbir zaman.. öleceğim, tek mezara iki kişi gömüleceğim yüreğimde yürekle.. birini sevince mutlu olunmalıydı, en haklı benim değil.. dünyaya içindeyken bakarsam büyük ama dünyanın dışına çıktığımda belki de dünya bir nokta kadar görünecek bundan dolayı toprak sevdası; insan sevgisinden, yaşama sevincinden önce gelmemeli..
Düşünce
Hiç öylesine
bir insanı hayatından çıkarmak o kadar kolayken neden çıkarmazsın anlamıyorum.. senin hayatında hiçbir anlamı yokken, seni sevdiğine dair tek bir davranışı yokken, sadece hayatında onun istediği kadar varsan, fotoğraflarda yoksan, yürekte yoksan, düşüncede yoksan neden bir insanı hayatından çıkarmazsın ki.. yorgunluk mu, alışkanlık mı, öylece yaşama isteği mi bilmiyorum belki de her şeyin bu kadar farkında olmak daha da acı veriyordur.. peki ya neden varlığı sokaktaki herhangi bir insandan sonra gelen kim bilir gökte süzülen kuşun verdiği mutluluğu veremeyen onu neden hayatından çıkarman bu kadar zor olabilir ki.. karanlık bir gecede tek başına yürürken havlayan bir köpeğin sesinin, hayatından çıkarmadığın o kişiden daha güven veren sesi yok mu işte o zaman diyorsun ki onu hayatından çıkarman bile ona yükleyeceğin bir anlam olacak ve bu bile böylesi birine karşı çok fazla..
Edebiyat
zenginler, Franz Kafka'yı anlamak istemiyor; fakirler, aç olduklarından okumuyor.
Edebiyat
Deneme
biri beni sevsin diye de hiç hoşlanmadığın bi kitap okunmaz ki yahut hiç hoşlanmadığın bi film izlenmez ki saçma.. hayatından, arkadaşlarından, sevginden, kendinden ödün verilmez ki sırf onaylanmak için hem de başkalarınca.. insan bu saygısızlığı niçin kendine yapar, anlamıyorum. insan kendinden uzaklaşarak kendinden çok başka biri olmamalı, kendine yabancılaşmamalı.. yaşanacak hayat bir tane; belki yiyilecek son yemek o tabaktadır, belki gülünecek son espri o arkadaştan yapılacaktır, belki ağlanacak film sadece birkaç kişinin gittiği o son filmdir.. toplum bireyden sonra gelir.. önce ben mutlu olurum, önce sen mutlu olursun, önce o mutlu olur; sonra biz mutlu oluruz, sonra toplum mutlu olur.. yaşanacak o kadar güzel bi hayat var ama insanlar korkak..
Edebiyat