Bu tip insanların zaten bir çıkmazdan diğerine sapmak dışında bir seçimleri olmaz, bu çıkmazlar mekanizmasından da asla kurtulamazlar. Bitik adam, bitik adam olarak doğmuştur zaten, o hep bitik adamdı ve çevremizi doğru gözlemlersek, bu çevrenin böylesi bitik adamlardan oluştuğunu saptarız.
Başından başlayarak ne istediğimizi bilmeliyiz, insanın ne istediği, neye sahip olmak istediği, neye sahip olması gerektiği daha çocukken kafasında belirmiş olmalı.
Ama insanlar neyi kastettiğimi anlamadılar, her zaman olduğu gibi bir şey söylediğimde anlamıyorlar, çünkü söylediğim şey, söylemiş olduğum şeyi söylediğim anlamına gelmez ki.
Doğmak mutsuzluktur, yaşadığımız sürece de bu mutsuzluğu sürdürürüz, bir tek ölüm kesip atar bunu. Bu, hep mutsuzuz demek değildir, mutsuzluk yoluyla mutlu olabiliriz. Annemle babam bana mutsuzluk dışında hiçbir şey göstermediler, gerçek bu, gene de hep mutlu oldular , bu yüzden anne babasının mutsuz insanlar olduklarını söyleyemezmiş, mutlu insanlar olduklarını söyleyemeyeceği gibi, çünkü insanların hepsi aynı anda hem mutsuz hem de mutlu olurlarmış ve bazen içlerindeki mutsuzluk mutluluktan daha büyük , bazen de tersi olurmuş. Ama gerçek kesinlikle şu ki, insanların içindeki mutsuzluk mutluluktan daha çokmuş.