m

9/10
·396 syf.·
2025 5. kitabı
Güzel bir Fransız klasiği okuduğumda kafamı kitaptan kaldıramadım.Hediye edilmiş bir kitaptı iyi ki de edilmiş yoksa çok şey kaçıracaktım.Gustave Flaubert'in bu eseri 19. yüzyıl toplumsal gerçekliğini âdeta yüzümüze çarpar. 1857'de yayımlanan ve Fransa'da ciddi tartışmalara neden olan bu eserden sonra edebiyatta realizm akımı başlamıştır. Madam Bovary yani Emma dul ve kendinden yaşça da büyük Charles ile evlenir.Ama Charles, sessiz, sakin, enerjisiz, kimseye zararı olmayan,geniş karakterde, kıskanma huyu pek olmayan,eğlenceli olmayan bir adamdır.Emma hayatı boyunca gerçek aşkı arar durur.Ve aşkı uğruna servetini, ahlâkını ve gençliğini yer bitirir.Madam kendini kitaplara ve oradaki dünya ya kaptırır ve Lüks yaşam ister, balolarda olmak, erkeklerle flört etmek, delicesine aşklar yaşamak ister. Emma'nın kocası Charles ona çok aşıktır hatta Emma yoksa yaşamının da bir anlamı yoktur. Fakat bu durumdan habersizdir.Ancak bu kadar körü körüne bir şeye bağlanmak, yanlışları görmezden gelmek ya da yanlış giden bir şeyler varsa bunları düzeltmek için harekete geçmemek iyilik ya da sevgi ile alakalı değildir. Bir nevi o dönemin insanlarının üzerinde bıraktığı ataleti, vurdumduymazlığı bize anlatır.Bu da Emma'nın sonu olur.Emma'nın kızı Berthe anne sevgisinden ve ilgisinden uzak kalıyor ve sonucunda da orta da kalıyor.Okurken Emma ne hissettiyse aynını hissetmemek elde değil onunla bir nevi özdeşmiş gibiydim sabırla okunması gereken bir roman.
1000Kitap
Madame BovaryGustave Flaubert · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 201940,9bin okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
10/10
·74 syf.·
2025 38. kitabı
Kafka'nın okuduğum ilk eseri.Gregor Samsa;babasının tüm yükünü sırtlayan, çalışmak zorunda olan kazandığı para ile hem ailesini hem kendi hayatını idame ettirmek zorunda olan ve bu durumda özgür olamayan baş kahramanımız.Bir gün bir sabah her şey tepe taklak olur Gregor dev bir böceğe dönüşmüş bir şekilde uyanır. Artık tüm o sorumluluklardan kurtulmak her ne kadar onu özgürleştirmiş olsa bile çevresinin tutumu da değişir ve onu artık yük gibi görmeye başlar artık toplum ve kendi ailesinden dışlanır.Gregor gittikçe yalnızlaşmaya başlar ve istenmemişlik hissini herkes hissettirmekten kaçınmadığı için akabinde daha da psikolojisi dağılır.Gregor öldüğünde toplumda ne de ailesinde değişen bir şey olmaz hatta bu yükten kurtuldukları için herkes kendi hayatına devam eder. Kafka'nın insanın hayatla ilişkisini bu metaforlar üzerinden özgürlük, çıkarıcı ilişkiler ve toplumun zıt kutuplaşmasını bu soyut ve sembolik öyküyle harika bir iş çıkardığını söyleyebilirsiniz. Gregor dönüşmeden önce insan formunda bile hep odasındaki aynı pencereden dışarıyı seyrediyor ve nadiren dışarı çıktığında da aile gezmesi adı altında aynı yerlere gidiliyor yalnızken bile özgürlüğü kısıtlı.Böceğe dönüştüğünde ise yine aynı yerde fakat bu defa özgür olsa bile eşyalarını kaybetmekten korkuyor ve evin tüm gereksiz eşyaları onun kaldığı yere atılıyor ve yaşam alanı da daralıyor.Artık hiç bir işe yaramadığı için insanlar tarafından ne iyilik görüyor ne de iyi bir muamele...kullanılıp atılmış gibi. Sizinde hayatınızda uygulayabileceğiniz ve ders niteliğinde bir öykü aslında mutlaka okunması gerektiğini düşünüyorum.
1000k
DönüşümFranz Kafka · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2022268bin okunma
-Neyi Yamelyancığım? - O tozlukları işte...aslında onları ben almıştım...Astafiy İvanıç... -Tanrı seni affeder Yamelyancığım,-dedim.-seni zavallı talihsiz insan!Huzur içinde uyu...
Alıntı
-Nasıl da aldattılar bizi Astafiy İvanıç!-dedim ona bir bardak çay uzatırken. -Aldattılar ya efendim!Nereden baksanız sinir bozucu,çalınan benim eşyam olmasa bile çileden çıkıyorum.Bence şu dünyada hırsızlıktan daha aşağılık bir hareket yoktur. Bir başkası bedavaya alıyor; çaldığı sizin emeğiniz, döktüğünüz ter,harcadığınız zaman...Tiksiniyorum,iğrenç konuşmak bile istemiyorum çileden çıkıyorum.
Sayfa 132 - Türkiye iş Bankası kültür yayınları
Alıntı