m

10/10
·481 syf.·
2025 2. kitabı
Zülfü Livaneli'yi hep severek okumuşumdur.Açıkcası şu ana kadar bu eserdeki gibi bilgiyi ve gerçekleri duru ve akıcı bir şekilde yansıtan kitap hiç okumadım.Bu yüzden olmalı ki Serenad okuduğum diğer eserlerin arasında kalın olsa bile her sayfasını okuduğunuza değecek bir kitap.Hitler zulmünden kaçan yahudi profesörlerin Atatürk'ün davetiyle üniversitesilerimizde öğretim yapması. Her şey Profesörümüz Maximillian Wagner'in 59 yıl sonra İstanbula inişiyle başlayan hikaye.Hitlerin Nazi Almanya'sından kaçıp Türkiye'ye gelen ve İstanbul da hocalık yapmış bir hukuk profesörü Wagner'in yıllar sonra yine İstanbul'a gelmiştir. İstanbul da onunla ilgilenmesi için görevlendirilen İstanbul Üniversitesi Halk İlişkilerde çalışan Maya onu karşılamaya giden 36 yaşında monoton ve tekdüze yaşamının esiri olmuş bir üniversite çalışanı, profesörün hikayesine merak salmasıyla başlamış. Nazilerin Yahudi düşmanlığına karşın Nadia adında bir yahudiye deli divane aşık olan profesör onunla evlenir. Almanya'dan kaçırıp Türk topraklarına getirmek ve burada huzur içinde yaşatmak ister fakat işler onun istediği gibi gitmez. Nadia'nın Yahudi olduğu fark edilir ve yola çıktıkları sırada pröfesörden kopartılır. Artık bir suçlu olan profesör Almanya'ya dönüp onu yanına alamayacaktır.Ve Nadia hamiledir.Roman dolu dolu bir aşk hikayesini anlatmasının yanı sıra Yahudi Soykırımı, Struma ve Mavi Alay konularına da göndermeler içermektedir. Ayrıca 2000 li yılların Türkiye'sini, insanların kadınlara bakış açılarını, Maya Duran'ın anneannesi ile babaannesinin başına gelen olayları, ırkçı saldırıları da okuyacaksınız. Fakat bana göre Max ile Nadia'nın hikayesi kitabın en güzel bölümüdür.
1000Kitap
SerenadZülfü Livaneli · Doğan Kitap · 2020164bin okunma
Reklam
Puan vermedi·112 syf.·
2025 42. kitabı
Kısa fakat konusu derin bir roman daha.İki mevsimlik tarım işçisi ve aralarındaki güçlü samimi şefkat dolu bir bağ.Daha sonrasında başlarından geçen olaylar. George Milton zeki güçlü kurnaz olduğu kadar iyi fakat yoldaşı Lennie Small ise saf çocuk akıllı ama cüsseli iri yapılı güçlü karakterdir.Önceden çalıştıkları yerden Lennie yüzünden kaçıp ayrılmak zorunda kalmaları George her ne kadar çocukluğundan beri tanıdığı Lennie'yi bırakıp gitmek istese de bunu yapamaması,hayaline ortak etmesi ve bunun akabinde ise ikili bir işe başlarlar.Fakat patron onlara önceki işlerinden neden ayrıldıklarını sorduğunda yalan söylerler.Bu yalan sonunda başka olaylar doğuracaktır.Başlarda her şey iyi olsa da Patronun oğlu Curley kendini beğenmiş kibirli bir adamdır geldikleri günden beri Lennie'ye kafayı takmıştır. George Lennie'ye sürekli cevap vermemesini hiç bir şey yapmamasını tembihler fakat Curley bir gün Lennie ile kavga eder ve Lennie'yi pataklar bu duruma sinirlenen George kendini korumasını söyler ve Lennie patronun oğlunun kolunu kırar.Her zaman sözü dinlenen ve saygı duyulan bir diğer işçi Slim ise onların işten kovulmaması için Curley'i dalga geçerek uyarır, herkese yenildiğini söyleyeceğini ve alay konusu olacağını söyler Curley bunu gururuna yediremeyeceği için kabul eder ve konu kapanır.Candy'nin yaşlı köpeği yavrular ve birini Lennie'ye verir.Lennie ise çok sevinir fakat bir gün onunla oynarken onu tokatlayarak öldürür ve panikler.Curley'in karısı gözü dışarıda ve kocası kadar kendini beğenmiş biridir ve sürekli çiftliğe gelir.George her ne kadar başını derde sokmaması için Lennie'ye ondan uzak durmasını söylese de o gün köpeği napacağını düşünürken ambara Curley'in karısı girer ve Lennie'ye yaklaşır.Lennie kadını görünce köpeği hemen samanlığa saklar fakat kadın
1000Kitap
Fareler ve İnsanlarJohn Steinbeck · Sel Yayıncılık · 2023211,7bin okunma
Puan vermedi·336 syf.·
2025 12. kitabı
Cecilia'nın yıllarca Robbie'yi beklemesi ve bu yalan yüzünden ailesinden ayrı kalmayı seçmesi Briony'i affetmemesi. Mutsuz sonlar. 13 yaşındaki Briony Öykü yazmaya meraklı, hayal gücü gelişmiş bir çocuk. Bir gün gördüklerini hayal gücünün etkisiyle yanlış yorumlaması, pek çok etkenin zihnini yanlış yönlendirmesi ile yaptığı tanıklık, söylediği yalan pek çok insanın hayatını baştan sona değiştiriyor. Ablası Cecilia'nın aşığı (hizmetçilerinin oğlu aynı zamanda bahçıvanlık yapan)Robbie'ye bir iftira atarak onu hapse mahkum etmesi oradan çıkabilmek için Robbie'nin asker olması ve savaş zamanında geçtiği için daha sonraki bölümlerde savaş yılları ve savaşın dehşeti karşısında bir insanı bir cümlenin nasıl motive ettiğine ,ona güç verdiğine şahit oluruz.Briony küçükken yaptığı bu hatanın işlediği bu suçun kefaretini sonradan ödemek istese de artık çok geç olacaktır.Kitap akıcı , anlatımı kadar dili güzel ve sürükleyici. Okurken sürekli ikisinin kavuşmasını diledim böyle olması hele ki ufak bir yanlış anlaşılma ile tüm bunların paramparça olması benim de kalbimi parçaladı.Okuduğum her kitapdaki gibi burada da Cecilia ile hissettim açıkçası Briony'den nefret ettim. Fakat burada ben bekler miydim?beklemeye değer mi?İnsan sevdiğini bekler,ufacık bir umut parçası bile yetiyor ise bir insanı bu kadar güçlü ,sabırlı kılıyor ise bunu kabulleniriz.İkisinin birbirine olan bu bekleyişi bunun önemini vurguluyor.Çok severek okudum sonu üzmüş olsa bile tekrar okumaya değer bir kitap. ~Her şeyi yanlış anlamak, baştan sona yanlış yorumlamak ne kadar da kolaydı.~
1000Kitap
KefaretIan McEwan · Yapı Kredi Yayınları · 20201,317 okunma
9/10
·396 syf.·
2025 5. kitabı
Güzel bir Fransız klasiği okuduğumda kafamı kitaptan kaldıramadım.Hediye edilmiş bir kitaptı iyi ki de edilmiş yoksa çok şey kaçıracaktım.Gustave Flaubert'in bu eseri 19. yüzyıl toplumsal gerçekliğini âdeta yüzümüze çarpar. 1857'de yayımlanan ve Fransa'da ciddi tartışmalara neden olan bu eserden sonra edebiyatta realizm akımı başlamıştır. Madam Bovary yani Emma dul ve kendinden yaşça da büyük Charles ile evlenir.Ama Charles, sessiz, sakin, enerjisiz, kimseye zararı olmayan,geniş karakterde, kıskanma huyu pek olmayan,eğlenceli olmayan bir adamdır.Emma hayatı boyunca gerçek aşkı arar durur.Ve aşkı uğruna servetini, ahlâkını ve gençliğini yer bitirir.Madam kendini kitaplara ve oradaki dünya ya kaptırır ve Lüks yaşam ister, balolarda olmak, erkeklerle flört etmek, delicesine aşklar yaşamak ister. Emma'nın kocası Charles ona çok aşıktır hatta Emma yoksa yaşamının da bir anlamı yoktur. Fakat bu durumdan habersizdir.Ancak bu kadar körü körüne bir şeye bağlanmak, yanlışları görmezden gelmek ya da yanlış giden bir şeyler varsa bunları düzeltmek için harekete geçmemek iyilik ya da sevgi ile alakalı değildir. Bir nevi o dönemin insanlarının üzerinde bıraktığı ataleti, vurdumduymazlığı bize anlatır.Bu da Emma'nın sonu olur.Emma'nın kızı Berthe anne sevgisinden ve ilgisinden uzak kalıyor ve sonucunda da orta da kalıyor.Okurken Emma ne hissettiyse aynını hissetmemek elde değil onunla bir nevi özdeşmiş gibiydim sabırla okunması gereken bir roman.
1000Kitap
Madame BovaryGustave Flaubert · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 201940,9bin okunma
10/10
·74 syf.·
2025 38. kitabı
Kafka'nın okuduğum ilk eseri.Gregor Samsa;babasının tüm yükünü sırtlayan, çalışmak zorunda olan kazandığı para ile hem ailesini hem kendi hayatını idame ettirmek zorunda olan ve bu durumda özgür olamayan baş kahramanımız.Bir gün bir sabah her şey tepe taklak olur Gregor dev bir böceğe dönüşmüş bir şekilde uyanır. Artık tüm o sorumluluklardan kurtulmak her ne kadar onu özgürleştirmiş olsa bile çevresinin tutumu da değişir ve onu artık yük gibi görmeye başlar artık toplum ve kendi ailesinden dışlanır.Gregor gittikçe yalnızlaşmaya başlar ve istenmemişlik hissini herkes hissettirmekten kaçınmadığı için akabinde daha da psikolojisi dağılır.Gregor öldüğünde toplumda ne de ailesinde değişen bir şey olmaz hatta bu yükten kurtuldukları için herkes kendi hayatına devam eder. Kafka'nın insanın hayatla ilişkisini bu metaforlar üzerinden özgürlük, çıkarıcı ilişkiler ve toplumun zıt kutuplaşmasını bu soyut ve sembolik öyküyle harika bir iş çıkardığını söyleyebilirsiniz. Gregor dönüşmeden önce insan formunda bile hep odasındaki aynı pencereden dışarıyı seyrediyor ve nadiren dışarı çıktığında da aile gezmesi adı altında aynı yerlere gidiliyor yalnızken bile özgürlüğü kısıtlı.Böceğe dönüştüğünde ise yine aynı yerde fakat bu defa özgür olsa bile eşyalarını kaybetmekten korkuyor ve evin tüm gereksiz eşyaları onun kaldığı yere atılıyor ve yaşam alanı da daralıyor.Artık hiç bir işe yaramadığı için insanlar tarafından ne iyilik görüyor ne de iyi bir muamele...kullanılıp atılmış gibi. Sizinde hayatınızda uygulayabileceğiniz ve ders niteliğinde bir öykü aslında mutlaka okunması gerektiğini düşünüyorum.
1000k
DönüşümFranz Kafka · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2022268bin okunma