Kesin olmayan ya da belirsiz sıkıntıların bütün hayatımızın huzurunu kaçırmaması için bunları ya hiç olmayacakmış ya da kesinlikle şimdi olmayacakmış gibi görmeye kendimizi alıştırmamız gerekir.
Mantıklı olmak şüphesiz önemli bir özelliktir ne var ki insanı sadece düşünme yönünden tatmin eder ama istek, bütün varlığımızı ortaya koymamıza, hayatı doya doya yaşamamıza fırsat verir.
Dünya üzerindeki fiziki yolumuzun yüzey değil de her zaman sadece düz bir çizgi olmasından ötürü, Bir Şey'i tutup ona sahip olmak istediğimizde hayattaki sayısız başka şeyden feragat ederek bunların sağından solundan geçip gitmek zorunda kalırız. Karar veremez de yanlarından geçip giderken bizi cezbeden her şeye panayıra gelen çocuklar gibi el atarsak, o zaman bu tersine bir çaba, yani yol çizgimizi yüzeye dönüştürme çabası olur. Bundan sonra zikzaklar çizeriz, oradan oraya amaçsızca koşturup dururuz ve hiçbir şeye ulaşamayız.
Her şeyi derinden anlayan biri olmakla övünüyorsunuz ama tereddütlüsünüz, çünkü mantığınız çalıştığı halde yüreğiniz kötülükten kararmış. Kalbi temiz olmayan hiçbir şeyi derinden anlayamaz!
Aradan bir dakika bile geçmeden, bütün o duygusallıkların, pişmanlıkların, değişeceğime dair verdiğim sözlerin çirkin birer yalan olduğunu anlıyordum. Kendimi neden bu sıkıntılara soktuğumu sorun bakalım? Boş durmaktan bıktığım için kendime oyalanacak işler çıkarırdım, diye cevap vereceğim. Gerçekten de öyle