“Öfke beyinde depolanmadığı ve çevrenize zarar vermemek için bunu illa ki bir şekilde ifade etmeniz gerekmediği gibi, sizi kışkırtan şeye bakış açınızı içtenlikle değiştirdiğinizde veya kendinizi bu durumdan uzak tuttuğunuzda peşinizi bırakmadığına dair bir kanıt da yok. Yaygın kanının aksine, öfkeden kurtulmak için illa öfkenizi dışa vurmaya gerek yok.”
“Köpek gibi büyütülmüş çocuk” kitabından sonra çok merak ederek aldım bu kitabı. İnsani ilişkilerimde ve ebeveynlik yolunda ufkumu açan, kendi gençliğimi sorgularken neyi neden yaptığımı anlatan, ve bütün bunları yaparken bilimsel verilerle sıkmayan, fakat bilimin gücünü hissettiren bir kitap. Bence her ebeveynin okuması gereken bir çalışma.
Çarpa çarpa yürüyorum.
Pardon diyorlar, bazen de biraz dikkat eder misiniz, diye çemkiriyorlar. Ne acayip soru. Biraz dikkat ediyorum zaten, biraz da etmiyorum. Siz diğer yarısına denk geldiniz.