Modern klasiklerle aram klasiklere göre daha açıktır. Klasik bir eser hakkında çok fazla yorum yazma taraftarı da değilim aslında. Zira her okuyanın hayat birikimine göre aldığı haz ve görgü bambaşkadır. Dava 20. yy için bir distopya olsa da, Bir idam mahkumunun son gününe göre bir ütopyadır da aynı zamanda. Dava; ne olduğunu bile bilmediği bir suçla, -ki ortada bir suç var mıdır- kendi içinde kendini yargılamasına fırsat tanımadan, yine toplumun ve devletin baskısı ile acaba ben suçlumuyum psikolojisine bürünmüştür yazar. Nerden okuduğumu hatırlamıyorum şöyle bir şey okumuştum; K. Yargılanma sürecinde işini kaybetme korkusu da yaşamıştır, bu da Franz Kafkanın zamanında çalıştığı sigorta şirketine bir atıf ve eleştirel bir yaklaşım olarak kitapta yer almıştır. 21. yy için bu yazılanlar ne kadar da ışık tutuyor öyle değil mi? Klasikler benim için zamansız kitaplardır. Ne zaman okusam farklı bir durum çıkartırım, günümüze ışık tutan.
DavaFranz Kafka · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202163,9bin okunma
Hepimizin aklında olan lakin, hayatın içinden geçerken üzerinde düşünmediğimiz ya da sonraya ertelediğimiz sorun ve durumları eleştirel bir biçimde ele almış. Bu durumların iç dünyamızda nasıl yankı bulduğunu ve bulması gerektiğini anlatmış. İçe dönüş bölümlerinin okuması benim için daha zevkliydi. Farklı kelimeleri zıtlıklarıyla beraber öyle yerlerde kullanmış ki, ister istemez acaba bu sözcüğün başka bir anlamı olabilir mi diye bolca kelime anlamı baktım. Özellikle bir kaç denemeyi daha çok beğendim. Doğa tasvirlerini insan ruhuna benzetmesi de çok başarılıydı. Duygusunu tam olarak verdi.
Avarelik GörgüsüAhmet Murat · Ketebe Yayınları · 20221,051 okunma
Her ev sakini, kendi sokağından ve apartmanından çok uzaktaki bir sokakta ve apartmanda yaşanan, kendisini hiç borçlandırmayan, belleğinin, elini lavaboda yıkar gibi yıkayıp kurtulabileceği bir yüzeyine tutunmuş bazı “ilginç” olayları izleyip duruyor.