Nefes nefese kalan Ravyn tökezledi. “Durmamız gerek.”
Kâbus kesik kesik soluyarak yoluna devam etti. “Elspeth yerden kalkmazsan seni bir daha öpmeyeceğini söylüyor.”
“Öyle bir şey söylemiyor.”
“Kalk, Ravyn.” Kâbusun vıcık vıcık sesi ormanda yankılandı. “Ayağa kalk.”
“Bir zamanlar
ormanın derinliklerinde gölgede kalmış zeki ve iyi bir kız yaşardı,”
diye mırıldandım. “Bir de bir kral vardı. Sihre hükmeden ve kadim kitabı yazan değnekli bir çoban bu kral. İkisi birlikteydi, bu yüzden ikisi de aynıydı...”
…
“Kız, Kral... ve dönüştükleri
canavar.”
..Ellerimiz birbirine değince birden yanaklarim ısındı. “Bana Elspeth de,” dedim. “Ne de olsa birlikte vatana ihanet suçu işlemek üzereyiz.”
Her ne kadar temlinli olsa da Ravyn’in dudaklarında yarim yamalak bir gulumseme belirdi. Elimi sıkarken nasırlı derisi avucuma takıldı..