merve

merve
@melkorlla
hemşire
istanbul
1999
33 okur puanı
Mayıs 2020 tarihinde katıldı
Şeytanın Çırağı
8/10
·128 syf.··
2026 8. kitabı
İlk Japon polisiyemdi, biraz daha klasik bir suç hikâyesi bekliyordum ama içindeki iki hikaye dd psikolojik ilerleyince beni şaşırttı. Büyük olaylardan çok insanların yaptığı seçimlerin sonuçlarını okuyoruz. Atmosferiyse zaten baştan beri karanlık. İlk hikaye beni daha çok vurdu. Okurken sinirlendiğim yerler oldu ve asıl koptuğum nokta, karakterin hatasının sonucunda bile gerçek bir pişmanlık hissetmemesiydi. Hatta bazı anlarda olanlardan tuhaf bir rahatlama duygusu çıkarması beni o kadar gerdi ki erkekler kapatılsın moduna girdim.. İkinci hikaye biraz daha farklı bir yerde duruyor. Orada daha çok takıntı, ego, yanlış anlaşılmalar (bunu tahmin etmiştim ) ve kırılmışlık ön plandaydı. İlk hikaye kadar sert değildi ama yine rahatsız eden bir havası vardı. En sevdiğim şey akıcılığı oldu. Sürekli sayfa çevirtme hissi var. Dili sade, yormuyor ve merakı diri tutuyor. Sinir katsayısı yüksek ama okuma deneyimi güzel bir kitaptı. Şiro Hamao Şeytanın Çırağı
1000Kitap
Şeytanın ÇırağıŞiro Hamao · İthaki Yayınları · 20249,8bin okunma
Reklam
Bir Kış Gecesi Masalı
8/10
·416 syf.··
2026 7. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 18 Şubat 2026 17:36
Rus folkloruyla ilk kez bu kitap sayesinde tanıştım ve beklediğimden çok daha keyifli bir deneyim oldu. Kitabın o karanlık, gotik ürkütücü havası ve eski Rusya’da geçen masal atmosferi çok hoşuma gitti. gece okumakta ayrı bi keyif veriyor bu arada; kar, soğuk, uzun geceler, sıcak fırın… tam kış kitabı. İlk yarısı daha çok karakterleri tanımaya odaklı ama buna rağmen sıkmadı. Yazarın anlatımı yavaş ilerliyor ama masalsı dili sayesinde akıyor. Aksiyon bir anda patlamıyor, sindire sindire yükseliyor ve bu da gerilimi güzel kuruyor. Ana karakterimiz Vasya’yı çok sevdim . Özgür ruhlu, zeki, çevik ve merhametli olması insanın içini rahatlatıyor. Aile ilişkileri de oldukça gerçekçiydi. Son sayfalarda yaşadıkları ise cidden ağırdı. Onun bir cadı olduğunu biliyoruz ama potansiyelinin tam olarak ne olduğunu hâlâ görmedik; şu an seriye devam etmemi sağlayan en büyük merak unsuru bu. Aile üyeleride hikayede güçlü bir yer ediniyordu, kardeşlerinin ileride nasıl ve ne şekilde karşımıza çıkacaklarını merak ediyorum. Morozko’yla olan ilişkisi ise gizemli ve mesafeli.. slow burn olucaksa bayılırım. Aralarındaki bağın ilerleyen kitaplarda nasıl derinleşeceğini görmek istiyorummm İblislerin ve ruhların işlenişini de sevdim. Folklor ögeleri hikâyeye çok güzel yedirilmiş. İlk kitap daha çok dünyayı kurma ve masal anlatımı gibiydi; büyük olaylardan çok atmosfer ön plandaydı ve ben bunu sevdim. Gerçekçi kısmı ise zaman zaman can yakıcıydı. Kadınların ya evlenmeye ya da rahibe olmaya zorlanması gerçekten sinir bozucuydu. Bu yönüyle kitap sadece fantastik bir masal değil, dönemin sert gerçeklerini de gösteriyor. Ayrıca bir parantezde Pyotr için açmak isterim ki, dönemin şartları düşünüldüğünde oldukça iyi bir baba figürüydü.. Kitabın sonu hemen devam kitabına koşmalıyım hissi vermedi bu
1000Kitap
Bir Kış Gecesi Masalı 1Katherine Arden · Ephesus Yayınları · 2021903 okunma
Evlere Şenlik Kaynanam Nasıl Kudurdu
9/10
·166 syf.··
2026 6. kitabı
Daha önce Cadı ve Gulyabani’yi okuyarak diline aşina olduğum Hüseyin Rahmi, sanırım yavaş yavaş favori Türk edebiyatı yazarlarımdan biri oluyor. Eserlerindeki trajikomik olayları ele alış biçimi ve karakterleri biraz abartarak ama gerçeklikten kopmadan yazması gerçekten çok hoşuma gidiyor. Evlere Şenlik Kaynanam Nasıl Kudurdu da bu anlamda oldukça keyifliydi. Özellikle “kudurma” ile “kuduz” meselesini bir araya getirme şekli beni çok güldürdü. Olayların büyütülüşü, karakterlerin tepkileri ve aile içindeki çatışmalar hem komik hem de düşündürücüydü. Kısacası keyifle okudum Hüseyin Rahmi’nin kalemini tavsiye ediyorum Evlere Şenlik Kaynanam Nasıl Kudurdu? Hüseyin Rahmi Gürpınar
Alıntı
Evlere Şenlik Kaynanam Nasıl Kudurdu?Hüseyin Rahmi Gürpınar · Karbon Kitaplar · 2021943 okunma
Hain Kraliçe
7/10
·384 syf.··
2026 5. kitabı
·
34 saatte okudu
·
Okunma: 04 Şubat 2026 23:14
Şunu baştan söyleyeyim: Hain Kraliçe, ilk kitaptan çoooooook daha iyi. Akıcı, aksiyon dolu ve entrikalarıyla sayfaları hızlıca çeviriyorsunuz. İlk kitaba göre daha çok keyif aldım. Lara bu kitapta hamamböceği lakabının hakkını veriyor resmen. Her tehlikeden sağ çıkıyor, planlar yapıyor, stratejiler kuruyor ve kardeşleriyle işbirliği yapıyor… Tek başına bir ordu adeta! En güzeli de, klasik pasif kadın karakter klişesi yok. Lara kendi ayakları üzerinde duran, mücadeleyi hiç bırakmayan bir karakter. İlk kitaptaki o duygu eksikliği de büyük ölçüde kapatılmış. Yan karakterler hikâyeyi baya zenginleştirmiş. Entrikalar, politik oyunlar ve aşk–nefret dinamiği oldukça iyi işlenmiş. Özellikle nefret ve aşkın iç içe geçmesi, Lara ve Aren’in ilişkisini daha heyecanlı ve sürükleyici hâle getirmiş. İlk kitaptan kesinlikle daha ilgi çekici ve okuması daha zevkliydi. Ama tabii her şey mükemmel değil. Serinin bence en büyük eksiği, Aren’in hâlâ fazla yumuşak yazılması. Kral ağırlığını pek hissedemiyorsunuz. Tepki vermekte haklı ama trip atar bir eda olsa, ilk yarıda Aren’in POV’ları daha az sinir bozucu olabilirdi. Lara ise neredeyse tanrıça edasıyla yenilmez… ayrıca savaş sahneleri ve babasıyla dövüş gibi kritik anlar daha komplike olabilirdi. Bazı yan karakterlerin akıbeti ve savaş sonrası olaylar da çok hızlı geçilmiş; final üç sayfada olup bitiyor resmen. Saksağan denilen karakter için güzel bir intikam sahnesi beklerdim doğrusu. Buna rağmen, kitap keyifli, sürükleyici ve özellikle ikinci yarıdan sonra elinizden bırakamayacağınız bir devam kitabı olmuş. Lara’nın zekâsı, planları ve aksiyon dolu sahnelerle aşk/entrika dengesi çok iyi kurulmuş. Kusursuz değil ama ilk kitabı okuduysanız bu da kesinlikle okumaya değer. Hain Kraliçe Danielle L. Jensen
1000Kitap
Hain KraliçeDanielle L. Jensen · Martı Yayınları · 2023774 okunma
Hayvan Mezarlığı
6/10
·375 syf.··
2026 4. kitabı
·
20 saatte okudu
·
Okunma: 02 Şubat 2026 18:00
Bu kitap korkutmaktan çok rahatsız etti. Sevdiklerini kaybetmek, bunu kabullenememek, yas ve ölüm temaları insanın içine oturuyor.. yüzleşmek istemediğim duygularla baş başa bırakıldım ve ben olsaydım nasıl başa çıkardım diyerek düşündürdü. Çünkü anlatılan şey öyle uzak bir kurgu değil; hepimizin yaşadığı ya da bir gün yaşayacağı duygular.. Ama iş karakterlere gelince sinir katsayısım arttı. Özellikle Louis… “bir dur, bir düşün” demek istedim. Evet acılı bir baba, bir insanin acı karşısında aklını nasil kaybedebileceginin de bir örneği ama kararları o kadar yanlış ve inatçıydı ki, bir noktadan sonra empati kurmak imkansız hale geldi. Ailenin ruh hali ortada al karını kızını gidin bir terapiye. (ayrıca bir kere hortlak gördüğüm bir yerde asla duramazdımm) Rachel ise kitap boyunca bana en ağır gelen karakter oldu. Travması, kırılganlığı ve yaşadıkları çok gerçekti. Hikâyedeki yas ve acı duygusu en çok onun üzerinden geçiyor ve bence kitabın en güçlü tarafı da bu. Jud konusunda ise pek bir şey hissedemedim açıkçası. Kendince iyilik mi yaptın yani?? Hikâye ilerledikçe olan bitenle birlikte karakterlere bakışım daha da sertleşti. Kitabın dili ise genel olarak ağır ama akıcı. Özellikle başları bana baya sıkıcı geldi, yavaş ilerliyor. Belli bir yerden sonra tempo artıyor ve kitap akmaya başlıyor. Zaten o noktadan sonra okurken sürekli başımıza şimdi ne çoraplar öreceksin Louis diye diye devam ettim.. Final kısmı ise beni tatmin etmedi. Kitap güçlü bir psikolojik gerilim kurmasına rağmen, bitirdiğimde “bu kadar mı?” hissi kaldı. Bir şeyler eksik gibiydi. Yine de tema, atmosfer ve verdiği rahatsız edici duygu açısından fazlasıyla akılda kalıcı etki bırakan bir kitap. Hayvan Mezarlığı Stephen King
1000Kitap
Hayvan MezarlığıStephen King · Altın Kitaplar · 201914,5bin okunma
Reklam