📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Şuraya paylaşmayı unuttuğum bir inceleme bırakayım.
Bu kitapla ilgili hislerim baya karmaşık. Evangeline’ın sürekli kararsızlıkları ve içsel sorgulamaları bazen gerçekten sıkıcı hâle geliyor bazen çok haklı olsada.. duygusal çekimleri beni bitiriyor. Jacks’in gizemi ve geçmişi kitabın en iyi ve güçlü tarafı. Eva ile sahnelerini okumakta en büyük keyif ama çoğu zaman ikili arasındaki gerilim yarım kalıyor, tam bir şey olacak derken mutlaka bir engel çıkıyor. Özelliklede Apollo.. müdahaleleri ve olayı bizi bi sal artık dedirtiyor.
Atmosfer masalsı ve karanlık (en sevdigim), karakterlerin duygusal yolculukları bana da geçti, bazen sinirlendim,hatta baya şaşırdığım yerler oldu. Olay örgüsü yine karmaşık, entrikalar bol, ama kurgu bu sefer daha derli toplu ve lanetler, büyüler daha anlaşılır hâle gelmiş.
Okçu ve Tilki hikayesi daha da netleşiyor, kapılar açılıyor, sırlar ortaya çıkıyor derken vah başımıza gelenler. Ve son… gerçekten şok üstüne şok.
spoiler içerir
…
o son… hafıza kaybı.. ennn nefffrett ettiğim klışe.. beni hayal kırıklığına uğrattı yaa tüm yaşananlar bir anda sıfırlanmış gibi hissettiriyor. üçüncü kitapta yasayacagim sinir krizlerini daha simdiden hissediyorum.
Hiç Bitmeyen MasalStephanie Garber
Öncelikle Caraval serisini okumadan başlamanın bir eksikliğini yaşadım mı, emin değilim. Kitabın küçük evrenini ve başlangıçtaki masalsı, büyülü atmosferini sevdim ama bana göre eksik kalan çok şey vardı.
Kitabın konusunu ve gidişatını tam olarak kavrayamadım. En başta, kardeşi sevgilisiyle evleniyor diye Kupa Prensi’yle bir anlaşma yapan kızımız, bir anda saçlarının pembeliğiyle birlikte köylülükten prensesliğe, oradan da bir kehanetin merkezindeki karaktere dönüşüyor. Bu geçiş biraz havada kalmış gibiydi. Tabii başlangıcı beni çok etkilemese de, kehanetin yarattığı merak hissi devamını okumaya teşvik ediyor, orası ayrı..
Özellikle ana karakterimiz Evangeline’ın birçok konuda sergilediği saf salak tavırlar oldukça bayıcıydı. Marisol hakkında sürekli tekrar eden, neredeyse her sayfada göze sokulan düşünceler bir noktada sinir ediyordu. Kitapta bazı ters köşeler olsa da, genel gidişat tahmin edilebilirdi. Jacks’in büyülü ve karanlık havasını sevdim ama sandığım kadar ön planda olmaması hayal kırıklığı yarattı. En önemlisiyse Eva ve Jacks arasında hiçbir kimya hissedemedim. Slow burn olduğunu anladık ama ikisini birlikte gördüğümüz sahneler bile çok azdı..
Bir ara vampire dönüşüm konusuna girilecek sandım, o kısımlar açıkçası beni oldukça gerdiii çünkü aradığım o masalsı atmosferi tamamen bozuyor.
Ayrıca yazarın diline de pek ısınamadım. Cümleler sürekli ‘Evangeline şöyle düşündü’, ‘şöyle hissetti’ gibi başlıyor bu anlatım tarzı bana uymuyor.
Genel olarak kitaba büyük bir beklentiyle başladığım için belki de aradığım keyfi tam alamadım. Hikâyede büyük bir potansiyel var ama yazarın anlatım tarzı bana hitap etmedi. Yine de devam kitaplarını merak etmiyor değilim, en azından Eva ve Jacks’in birlikteliğini görebilmeyi umuyorum..
Kırık Bir KalpStephanie Garber