Melisa

Minik bir hayalkırıklığı
6/10
·384 syf.··
2026 6. kitabı
·
15 günde okudu
·
Okunma: 10 Mayıs 2026 17:29
(Spoiler) Birinci kitapta Anne'in düşünceleri ne kadar ön plandaysa, bu kitapta eylemleri ön plandaydı. Yan karakterler Anne'den daha fazla görünürde kalıyordu. Bu biraz sıkıcıydı açıkçası. İkinci kitabı Anne'in öğretmenliğiyle geçiyor ancak Bayan Lynde'in kocası öldüğü için Marilla ile birlikte yaşama kararı alıyorlar. Böylelikle Anne, üniversiteye devam edebileceğini düşünüyor ve öğretmenliği şimdilik rafa kaldırıyor. Başta da söylediğim üzere yan karakterlerin daha çok sahnede yer alması, kitabı aşırı bir geçiş kitabına çevirmiş. Sonuçta Paul Irving gibi bir karakterin girişi ve Anne ile birbirlerine çok benzemeleri, kitaba daha fazla yansıtılabilirdi. Paul Irving'i de geçtim, Anne'in büyümesine rağmen hayal gücünü kaybetmediğini görüyoruz. Anne'den daha güzel konuşmalar, içten yaklaşımlar ve biriyle edeceği o özel sohbetleri özledim diyebilirim. Yazarın Emily diye bir serisi daha var ve bu seriyi okuyup bitirmiştim, istemeden karşılaştırma yapacağım ancak Anne'in ağzından dökülecek şiirlerin çok daha iyi olabileceğini düşünüyordum ama kitapta Anne bir dal parçası gibi savrulup gitti. Yine de güzeldi, herhalde.
Yeşilin Kızı Anne 2L. M. Montgomery · Ephesus Yayınları · 20207,9bin okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
1/10
·502 syf.··
2026 1. kitabı
·
20 günde okudu
·
Okunma: 26 Şubat 2026 21:14
Birinci kitabını okuyalı çok oldu çünkü ikinci kitap yüzünden kitap okumaktan soğudum. O kadar klişe, o kadar sıkıcı bir kitaptı. Bu yüzden 2 aydır aynı kitapta takılı kaldım, olanları unuttuğum için baştan başlamak zorunda kaldım. Kitaba geçersek; gereksiz bir kaçırılma vakası ve ardından olayın üstünden hızla zaman geçmesi (yazar hukuki sürecin gerçekçiliğinden korkmuş) bunun yanında üçüncü kitaba iş çıksın diye herkesin dağılması vs. Mesela beni bir diğer irite eden şey karakterlerin birbirine aşırı duygusal bağ kurması. Ya bir durun, hepiniz birbirinizin annesi misiniz? Defne'nin sevgilisi Mete, ya sen bu kıza ne ara o kadar aşık oldun ki? Dünyayı yakar yıkarım kafasında resmen. İlk kitapta da bir anda sevgili olmuşlardı. Kızı denize atıp boğmaya çalıştı bildiğin. Kısacası berbat bir seri. Umarım üçüncü kitabında en azından bunda sıkıldığım kadar sıkılmam.
Düşman Okullar 2Dilara Keskin · Ephesus Yayınları · 20185,1bin okunma
Tatminsizlik
1/10
·348 syf.··
2025 98. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 14 Aralık 2025 19:24
Serinin son kitabının 3 farklı finali var. Yazar hangisini yakıştıracağımızı bize bırakıyor. Kıvanç'ın Nehir'i hastalığından dolayı tamamen unutmasına rağmen bir şeyler hissediyor olduğunu fark ettiği son daha güzeldi. Güzel kılan şey daha çok yaşananlar değil de Kıvanç'ın sözleriydi aslında. Nehir ve Kıvanç'ın barışma sebebi çok saçmaydı. En azından affetme diyelim çünkü arkadaşları hastalığından dolayı Nehir'i ikna etti vs. Neyse. Kıvanç'ın aslında Hazel'ı itmek istediğini fark eden Nehir, Kıvanç'ı affediyor. Kıvanç'a anlatıp onu da ikna ediyor falan. Kendini Nehir'i ittiği için haklı olarak suçlu hissediyordu ya. Açıkçası, içinde katil ruhu var bu herifin. Nehir'in "Aa, aslında beni Hazel sanıyormuş o anda! Gel buraya, 4 yılın sonunda hiçbir şey olmamış gibi seninle tekrar birlikte olalım!" kısmına bağlaması beni cidden güldürdü. Sonuçta seni itmek istememesi Hazel'ı öldürme isteğini örtbas etmiyor. Bir de o kadar Amerika'ya gidip kendi ayaklarının üstünde durmaya çalışıyorsun, ne Kıvanç'mış bir çıkaramadın aklından. Güzel de bir karar aldı sayılır, kendi fikrinin arkasında dur bari. Sonucunda hiçbir şey olmamış gibi Türkiye'ye eski arkadaşlarının yanına gidiyor ve kaldığı yerden devam ediyorsun. Ne bağmış arkadaş. Herkes de birbiriyle evlenip çocuk sahibi oluyor. Irmak ve Ozan belki anlaşılabilir ama Damla ve Batu? Damla iki kere aldatmamış mıydı Batu'yu? Yazar da asla açıklamadı Kıvanç ve Damla'nın aralarında geçenleri. Bunun yanında Kıvanç'ın annesinden yazar daha öncesinde bahsettiyse ve ben hatırlamıyorsam üzgünüm ancak hastalığı bir anda çıkarmış olması... Böyle bir hastalık var mı, adı ne onu da bilmiyorum ancak ilginç bir rahatsızlık gerçekten. Kıvanç'ın da sık sık doktor kontrolünde tutulması gereken bir hasta olduğunu düşünüyorum hatta gereken hangi
Solucan IV - İzZeynep Sey · Ephesus Yayınları · 20181,406 okunma
Saçmalıkların devamı
1/10
·348 syf.··
2025 97. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 06 Aralık 2025 22:41
Bu kitapta yazarın da kitapta defalarca geçirdiği, sadece kelimelerinin yerini değiştirdiği cümlenin izlerini görüyoruz; umuda karışan acılar ve ardından gelen vedalar. Artık bu seri için ne demeliyim bilmiyorum. 2 kişi aniden adadan ayrıldı ve yazar asla sebebini söylemiyor. Rüya kafasına göre gitti ancak bence yazar yine bulamadı bir şey. Bora'nın da ölümünü asla açıklamıyor. Öldü, gitti ve 1 ay geçti Kıvanç beni Hazel sanıp nehirden attıya dönüyor. 4. kitapta anca açıklayacak herhalde. Bunun yanında kitabın yarısı rüyalarla geçiyor ya. Sonlara doğru Kıvanç gelmeseydi yazar rüyalarla donatmaya devam ederdi. Gençlik kitapları -tamam tercihim olmayabilir ama- sevmediğimden değil, bu seri cidden başarısız. Mesela başlık attığım kısmı biraz daha açayım artık: Nehir Bordo Caddesi denen yerde bir anda rehin olarak tutuluyor ve dünyanın en absürt sahnelerinden biri yaşanıyor. Nehir ve onu rehin alan kişinin arasında geçen konuşmalar, sözde iğrenç iltifatları ve kız kurtulduktan sonra hiçbir şey olmamışçasına bu psikopatın dediği şeyleri düşünüp etkilenmesi? Üstüne üstlük ilerleyen sayfalarda sınıf arkadaşı oluyorlar ve bu herif o günkü adamın kendisi olduğunu da itiraf ediyor ancak Nehir hanım şaşırmakla yetiniyor. Yok hesap sorayım, yok sen nasıl boğazıma bıçak dayadın, hiç. Bir de hepsi terk ediliyor bir anda bu arkadaş grubunun ve o kadar yapay bir sahne oluşturmuştu ki yazar... kitabın sonlarında da neredeyse herkes bir anda barışıyor hatta. Bir ara da Kıvanç, Nehir'e "hatun çok konuşma yemek yap" diye bir şey söylüyor ve Nehir'in içinden geçirdiği cümle "Of eridim." oluyor. Bahsetmek istediğim bir şey daha var. Nehir sınıfta otururken Sude diye biriyle bir anda tartışmaya başlıyor ve Nehir Sude'nin kafasını masaya vuruyor? Sen kimsin gerçekten? Ha bir de bu kitaplar 13
Solucan III - VedaZeynep Sey · Ephesus Yayınları · 20161,849 okunma
Belki daha iyi olur diye ümit ediyordum.
1/10
·376 syf.··
2025 96. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 30 Kasım 2025 04:45
Bu kitaptan biraz daha ümitliydim neden bilmiyorum. Yazar kendini geliştirir, diye düşündüm ancak işler çok daha saçmalaşıyor hatta bence komikleşiyor. Mesela Nehir'in ebeveynlerinin ondan neden uzaklaştığını öğreniyoruz, dünyanın en saçma sebebi. Yok neymiş, okuma çağına gelince anne babadan uzaklaşmalıymış Aksoylarda böyle olmalıymış yok şu bu o kadar saçma yani. Yazar bile sebep bulmaya çalışırken afallamış. Hadi en azından ben fikir vereyim, babası annesini aldatmış olabilirdi ve Nehir üzülmesin diye ayrılmamış olabilirlerdi bu sırada da kızlarından ikisi de uzaklaşmış olabilirdi ya ne bileyim. Okurken bile sinirlerim bozuldu. Bir de Ushan denen çocuksu mafyatik tiple konuşmaya devam ediyor. Boğazına bıçak dayayıp dilini keseceğim diyen psikopatla. Çıldıracağım. Bunun yanında kızı peşin satın almış triplerine giren Kıvanç, Nehir'i aldatıyor ve üzerine daha buna şükret gibi şeyler söylüyor. Nehir hak veriyor ve barışıyor?? Bir de herkese 13 yaşındaki ergenler gibi "Bana emir verme." demesi yok mu. Bordo Caddesi denen saçmalığın daniskası mekanda da nam salmış. Sen reşitsin daha, ne ara bir sürü olaya karıştın? Ne ara ağır ağabey oldun? Kimsin sen oelsşcşşe Mesela başka bir saçmalık, bu zengin çocukları nasıl çekirdek kola yapabilir ya. Kısır günü de yapıyorlar. Tiplemeler ve konuşma şekilleri bile sokak ağzı. Wattpad yazarlarının zenginlik merakına hadi bir şey demeyeyim de zengin yapacaksan adam akıllı yarat karakterleri. Ha yok benim karakterlerim samimi ve bizden olacak diyeceksen ultra zengin ailelerin asla böyle çocukları olacağını düşünmüyorum. Sonda Nehir'i, Umut Güven denen herif tekrar kaçırıyor ve malum havuz sahnesi yaşanıyor. Bu anı daha duygusal hatta heyecanlı yapabilecekken her şeyi Ushan'a bağlıyor? Kendi "bilinçaltını" kandırırken biz okurları da
Solucan II - AcıZeynep Sey · Ephesus Yayınları · 20162,398 okunma