(Spoiler)
Birinci kitapta Anne'in düşünceleri ne kadar ön plandaysa, bu kitapta eylemleri ön plandaydı. Yan karakterler Anne'den daha fazla görünürde kalıyordu. Bu biraz sıkıcıydı açıkçası.
İkinci kitabı Anne'in öğretmenliğiyle geçiyor ancak Bayan Lynde'in kocası öldüğü için Marilla ile birlikte yaşama kararı alıyorlar. Böylelikle Anne, üniversiteye devam edebileceğini düşünüyor ve öğretmenliği şimdilik rafa kaldırıyor. Başta da söylediğim üzere yan karakterlerin daha çok sahnede yer alması, kitabı aşırı bir geçiş kitabına çevirmiş. Sonuçta Paul Irving gibi bir karakterin girişi ve Anne ile birbirlerine çok benzemeleri, kitaba daha fazla yansıtılabilirdi. Paul Irving'i de geçtim, Anne'in büyümesine rağmen hayal gücünü kaybetmediğini görüyoruz. Anne'den daha güzel konuşmalar, içten yaklaşımlar ve biriyle edeceği o özel sohbetleri özledim diyebilirim. Yazarın Emily diye bir serisi daha var ve bu seriyi okuyup bitirmiştim, istemeden karşılaştırma yapacağım ancak Anne'in ağzından dökülecek şiirlerin çok daha iyi olabileceğini düşünüyordum ama kitapta Anne bir dal parçası gibi savrulup gitti. Yine de güzeldi, herhalde.