Akla şu soru geliyor: Evren en temel düzeyde öngörülemez ise, Güneş’in yarın doğacağını ya da bir topun üç aşağı beş yukarı attığımız yere ineceğini nasıl bilebiliyoruz? Yanıt, doğanın bir eliyle aldığını, gönülsüzce de olsa öbür eliyle geri vermesindedir. Evet, evren öngörülemez. Ama işin kilit noktası şu ki, bu öngörülemezliğin kendisi öngörülebilirdir. Aslında kuantum kuramı da bundan ibarettir: öngörülemez olanı öngörme reçetesi- falanca olayın gerçekleşme ihtimali, filanca olayın gerçekleşme ihtimali… Bu, öyle anlaşılıyor ki, kendimizi içinde yaşar bulduğumuz, büyük ölçüde öngörülebilir dünyayı yaratmak için yeterlidir.