Bu uçsuz bucaksızlık sersemleticiydi. Kendimi yapayalnız hissediyordum. Dünyanın ucuna kadar gelmiştim; buranın ötesinde hiçbir şey yoktu. Birkaç adım daha atarsam dünyanın kenarından düşebilirdim.
Aşkımı asla kelimelerle ifade etmedim, ama bakışların kendine özgü bir dili varsa, dünyanın en saf varlığı bile aşkımdan ayaklarımın yerden kesildiğini anlardı.