Dostlarım selam bugün yorumlayacağım kitap tam bir sonbahar, Halloween kitabı.
Ana ve Reid, uzun uğraşlar sonucunda bir çocuk sahibi olmuşlardı. Sonunda hayâlini kurdukları bebeklerine kavuştukları için çok mutlu olmaları gerekiyordu ama mutlulukları Ana'nın doğum esnasında yaşadığı bir komplikasyon sonucunda geçici olarak felç olmasıyla yarıda kaldı. Yeni doğan bir bebek, hasta ve ağrılar çeken bir anne, sorunlu ev sahibi ve tüm bunlarla birden başa çıkmaya çalışan bir baba. Artık dayanma noktalarının sonuna gelmişlerdi ki hiç beklemedikleri bir haber aldılar. New York'un en prestijli apartmanlarından biri olan, Central Park manzarası ve göz alıcı mimarisiyle ünlü Deprford'da uygun fiyatlı bir daire kazanmışlardı. Bunu hayatlarının şansı olarak gören Ana ve Reid, hayatlarına yeni bir sayfa açmak için Deprford'a taşındılar. Çok heyecanlılardı. Bu kadar güzel bir apartman da, şehrin en iyi bölgesinde yaşacakları için çok şanslı olduklarını düşünüyorlardı. Nihayet yaşadıkları onca zorluktan sonra yüzleri gülecekti. Ya da onlar öyle olacağını sanıyorlardı çünkü; bu apartmanda her koridorda bir sır, her kapının ardında bir sır saklıydı.
Kitap o kadar ustaca yazılmış ki sonunu asla tahmin edemiyorsunuz. Bir terslik olduğunu biliyorsunuz ama bu terliğin kaynağını çözmeye yaklaşamıyorsunuz bile. Yazar, fantastik, gotik, gizem, gerilim ve korkuyu ustalıkla harmanlamış. İlk sayfasından itibaren sizi içine çeken ve oldukça akıcı bir anlatımı var. Her bölümde kafam daha çok karışıyordu, tam çözdüm derken tekrar başa dönüyordum. En sonda verdiği mesaj da çok hoşuma gitti. Bazen bir şey olur ve biz ona müdahale edemeyiz, her şey zaferle son bulmaz. Bazen yaşadıklarımızı kabullenip hayatımıza devam etmemiz gerekir. Böcek fobiniz varsa okurken biraz tetiklenebilirsiniz onun