Meltem

Meltem
@meltemakay
“İnsan bu dünyanın nesi?”
“ insanlara gelince… sizi yargılarlar. Onlara kulak asarsanız daha çok yargılarlar, kulak asmazsanız yine yargılarlar. En iyisi ellerine bir kalem verip eleştirdikleri şey herneyse ‘al doğrusunu sen yap,’ demektir. O zaman susarlar. Çünkü kendilerinin yapamadığı şeyi yaptığınız için, sizi kıskançlıktan yargılıyorlardır zaten.” diyip duruma uygun bir hikaye anlatmaya başladı.
Sayfa 140 - Hoca Ali Garbî·Kitabı okudu
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
“Şimdi öyle bir zamandaydım ki, dedikodular bile kurumsallaştı. Televizyondaki boktan bir yarışma programındaki yarışmacıyı tüm ülke tanıyor ve 81 vilayetin hepsinin müşterek gündemi, bu yarışmacının giydiği elbisenin deseni oluyordu. Nasıl ki her şehirdeki A hamburgercisindeki B menüsünün içindekiler aynı ise, artık Türkiye’nin hemen her kafesinde oturan insanların konuştukları şeyler de tektipleşmişti. Prizlerden uzak yaşayamayanlar, bir yandan sosyal olduklarını kanıtlamanın endişesiyle gönülsüz şekilde masalarında otururken, diğer yandan telefonlarının ekranlarını okşayıp dün akşam televizyondaki yarışmada olup bitenleri konuşuyorlardı. Sonra yalnız olmadıklarını kanıtlamış olduklarını sanarak evlerine dönüp yastıkla dertleşip ağlıyorlardı. Yalnızlığın modern zaman izdüşümü biraz böyleydi. “
Sayfa 18 - Psikiyatr·Kitabı okudu
“Tuhaf Grekçe kitaplar okur ve insanları hiç mi hiç sevmezdi. Bu yönü bana çok ilginç gelirdi. Ona bir gün çekinerek: ‘Niçin dayı, niçin kimseyi sevmiyorsun?’ diye sordum. ‘Aslında bazen durup düşünüyorum ve sevmek istiyorum. Lakin ne kadar çabalarsam çabalayayım insanlarda sevilecek bir şey bulamıyorum. Çünkü her birinin derisi altına saklı kirli kanı, kara safrayı ve pis balgamı görebiliyorum, insan vahşilik göğü altında; içinde kıskançlık nehirleri çağlayan, düzenbazlık ağaçları yetişen ve riya dağları yükselen kemikten bir şehirdir. Söyle şimdi, öylesi bir mahluk nasıl sevilebilir?’ demişti. Ürpermiş; ‘ Ama biz de insanız dayı.’ diye itiraz etmiştim. O zaman şöyle yanıtlamıştı; ‘Kendini yeterince tanırsan herkesten nefret edersin.”
Sayfa 263 - Alfonso·Kitabı okudu
“Umut etmeye ve masalların içinde kaybolmaya ihtiyacımız var. Hayat karşısında başka türlü direnemeyiz.”
Sayfa 159 - Alfonso·Kitabı okudu
“Bir düşten başka nedir ki dünya?”
Sayfa 277 - Şehzade cem·Kitabı okudu