Tanrı’nın bakire annesine bir mum yakanlar ne de çoktur, üstelik de güpegündüz, hiç gereği yokken! Oysa iffetli bir hayat sürerek, tevazu göstererek ve göklerim inayetini arzulayarak ona öykünmeye çalışan ne kadar az insan var! Zira meleklerin görmeyi yeğlediği hakiki ibadet ancak bu olacaktır.
Havariler, Meryem Ana’yı çok iyi tanıyorlardı ama içlerinden hangisi, teologlarımızın ne kadar derin ve felsefi bir şekilde, onun Âdem’in ilk günahından leke almadan korunduğunu gösterebilmiştir?
… Fakat denizdeki kumları sayacak hâlim yok. İnsanlığın bütün bunları işlediği hangi suç yüzünden hak ettiğini ve hangi tanrının gazabıyla bu gözyaşı vadisine doğmaya mecbur bırakıldığını şu an söyleyebilecek durumda değilim.
Yanlış yerde ve yanlış zamanda ortaya çıkan bilgelikten daha delice bir şey olmadığı gibi, orantısız ve dolayısıyla yanlış zekadan daha ahmakça bir şey de yoktur.