Ya da derste okumalık. Yurt dışındaki kalın kapak baskılarını görüp çok beğenmiştim ama Türkiye’deki baskı kalitesi ve fiyatlardan sonra İngilizce ePub olarak okudum. Bu yüzden dil pratiği yapmak isteyen ama okurken eğlenmek isteyen varsa uygun bir kitap.
Dream Harbor serisinin ilk kitabı, balkabaklı baharatlı kahve dükkanına yeni işveren Jeanie’nin gelip kasabaya yerleşmesiyle başlıyor. Kasabada bir de Logan diye bir çocuk var, trafikte gördüğüm eski model bir Dacia Logan gibi canlandı gözümde: kaba saba, geçmişte kalmış gibi. Çünkü sürekli “of Lucy yüzünden herkes bana acıyor, zaten ebeveynlerim de öldü ona acırlarken bir de tüm kasabanın önünde teklifim reddildi bütün dünyaya lanet olsun” kafasında.
Kitap boyu ama daha çok sonlarda “acaba Jeanie’yi seviyor muyum yoksa kasabadan kaçar gider mi, ben onun için sadece bir geçiş noktası mıyım, hayatını keşfederken beni kullanıyor mu, AAAA eşyalarını yerleştirmemiş o zaman burayı satıp gidecek” kafasındaydı hatta. Kaç yaşında adam, evlenecek kadar büyümüş ama hâlâ gidip sormak yerine kafasında kuruyor. Diğer yandan Jeanie işle boğuşuyor, kendine yeni bir sosyal çevre ediniyor, eski plaza hayatından kaçıp Ege’de bir sahil kasabasında- pardon, New England’da bir kasabaya yerleşiyor. Güzel bir hayatı olacak, tuttu attachment issues sahibi Logan’la sevgili oldu.
Bunların dışında diğer kötü yanları (bence) kitabın yüzeysel kalmasıydı. Neymiş Norman şüpheli davranıyormuş, acaba dükkana kasıtlı zarar veriyor olabilir miymiş; iyi de niye? Sırf dükkanı o kadar yıl çalıştıktan sonra satın almak için. Arada Aunt Dot’ı da sevmiş ama madem kadının emek ettiği dükkanı satın almak istiyorsun neden camını kırması için adam tuttun? Annie ve Hazel da iyi arkadaş gibi görünüyorlar da ama Jeanie’yle ne zaman konuşsalar Logan dışında