"Asa'yı aldım ve üzerinde kullandım." Dedektif Asa'yı havaya kaldırdı. "Ama bir şey oldu. Artık içinde hiç güç yok." China Asa'yı eline aldı ve inceledi. "Asa'nın yakıtı nefreti. Görünüşe göre, Serpine'nin üzerinde kullanınca kendini yok etmiş. Tebrikler Dedektif Kurukafa, kusursuz bir silahı yok etmeyi başardın. Artık bir süs eşyasından başka bir şey değil."
Dedektif Kurukafa, "Ben nsüs eşyasını geri alayım," dedi. Elini uzattı. China gülümsedi, hafifçe başını yana yatırıp göz ucuyla Dedektif Kurukafa'ya baktı
"Senden satın alabilirim," dedi
Dedektif Kurukafa,"Asa'yı neden istiyorsun?" diye sordu. "Değeri yok."
"Duygusal nedenlerden dolayı. Ayrıca, benim nasıl hırslı bir koleksiyoncu olduğumu bilirsin."
Dedektif Kurukafa iç geçirdi. "Pekala al bakalım."
Sonrayine kadının yüzüne aynı gülümseme belirdi.
"Teşekkürler. oh, Kitap ne oldu?"
"Yok oldu."
"Yok edilemez şeyleri yok etmek tam sana göre bir şey.
Paroks'un son sözünden sonra Cansu, yedniden araya girerek; "Son olarak şunu merak ediyorum. Az önce Sonsuz Kapı Koridoru'nda her birimiz birer kapı açtık. Bunu neden yaptık?" diye sordu ve ardından diğerleri gibi pür dikkat Paroks'un söyleyeceklerine kilitlendi. Kısa bir bekleyişin ardından Paroks, etkileyici ses tonuyla gizemli salondaki sessizliği bozdu. "Bir sonraki Paradokya oyuncularını seçmeniz için."
Harry aynaya baktığında kendini görmüştü. Gülülümsüyordu,cebinden kan kırmızısı bir taş çıkardı felsefe taşıydı bu. Harry o anda cebinde bir ağırlık hisseti. Cebindeki felsefe taşı olmalıydı.