Öncelikle, eseri okuyacakların, Samiha Hanımefendi ile İbrahim Efendi'nin irtibatını-alakasını tetkik etmesi faydalı olacaktır. Ayrıca, Konağın çoğrafi konumunu da bilmekte fayda var, eseri anlayarak okuyabilmek için. Bu bilgilet internet oratamında sağlamca kayıtlı.
Samiha Hanımefendi, yazmamış da o gün ki ictimai hayatı resmetmiş. Bu nedenle kitabın güçlü ve dinç bir hafıza ile okunmasında fayda var. Zira, bu, kurgulanmış bir roman değil yaşanmış bir hayat hikayesi. Bir insanın, bir ailenin, bir sülalenin, bir mahallenin, bir semtin, bir şehrin ve neticede bir medeniyetin hayat hikayesi...
Geleceğini düşünmeden yaşayanların, geçmişinden ders almalarının faydasız olacağı hayatların hikayesi...
Hayat devam eder ama kim için ve nasıl...
Ahır ve akıbetimiz hayr olsun....
Geç tanıştığım bir yazar…
Onun yazdığı/konuştuğu dil ile konuşmayı ne kadar çok isterim.
Hakiki İstanbul lisanı…
Anlam dolu kelimeler, resimden-fotoğraftan kuvvetli betimlemeler (tasvir), Özden gelen anlatımlar, okuyucuyu sarıp sarmalayan hayat çizgileri…
“aaa o gün ben de oradaydım” diyebilecek kadar olayın içerisine girebiliyorsunuz…
Samira Ayverdi Hanımefendi sağ olsa idi ve bir yerde karşılaşsa idik, soracağım bir soru olurdu:
“İstanbul Erkek mi, Kadın mı”
Harika vir cevap vereceğinden eminim ama ne derdi bilemem:)