İstanbul yüzyıllardan beri doğudan ve batıdan birçok tarihçinin, şairin, mütefekkirin ele aldığı; divan şairlerinin uğruna kasideler söylediği bir şehirdir. Yahya Kemal'in, Tevfik Fikret'in, Ahmet Rasim'in İstanbul'u anlatmak için neler neler yazdığını az çok hepimiz biliriz. Fakat Sâmiha Ayverdi'nin İstanbul Geceleri , bu yazılanlardan bambaşka bir yapıya sahip. Yazarın da dediği gibi "Bu bir roman değil sadece yirminci asrın üçüncü çeyreğinde yani meşrutiyet ile cumhuriyet arasındaki safhada meşhur semtlerin bir tablosudur."
Bu tablo içerisinde okuyucu, İstanbul dâhilinde Türk kültürünün ilmek ilmek dokunduğunu net bir şekilde hissediliyor. Eseri okurken Sâmiha Ayverdi'nin yakın ve uzak tarihimiz hakkında çok geniş bir bilgiye sahip olduğu her satırdan anlaşılıyor. Bilgisine bir de çocukluğunda gördüğü, dinlediği, yaşadığı vakaları da ekleyince ortaya enfes bir İstanbul biyografisi çıkıyor.
Eser de, istanbul dâhilinde, Osmanlı son dönemi ve 1950'lerin istanbul'una dair her şeyi okuyabiliyorsunuz. Misafirlikler, alışverişler, sünnet merasimleri, Hac kafileleri... Sarhoşlar, ayyaşlar, işret alemleri, sazlar, sazendeler, hanendeler... Kültürümüze dair her ne varsa ilmek ilmek dokumuş adeta Sâmiha Ayverdi. Osmanlı'nın son dönemini bizzat yaşamış bir Hanımefendi olarak, kendisinden 40 yıl öncesini ve dönemini mülahaza ederek çok hoş bir İstanbul Kültür yazısı ortaya koymuş.
Eser İstanbul'un 15 farklı semtinin ele alınması ve bu semtlerin kendine has özelliklerinin anlatılmasıyla oluşuyor ve coğrafya işaretli diyebileceğimiz bir yapıya sahip. Anlatılan her semtte bir âdet yahut kaybolmuş bir an'ane bir yerle yeksan olmuş nizam, bir çürüğe çıkarılmış anlayış ve sanat örnekleri, Sâmiha Ayverdi 'nin hüzünlü anlatışıyla okura sunulmuştur.
İstanbul'u sadece bilmekle kalmayan aynı zamanda onu bir
İstanbul GeceleriSâmiha Ayverdi · Kubbealtı Neşriyatı · 2007189 okunma
İSTANBUL GECELERİ
....
SAMİHA AYVERDİ
....
Edibe ,Samiha Ayverdi'nin bu eseri bir roman yada hikaye değildir. İstanbul'un şahsiyetini, manevi hüvviyetini ,cemiyet hayatını, gelenek ve göreneklerini ,zevklerini içeren bir eserdir.
Divan şairlerinin güzelliği karşısında kasideler söylediği bu emsalsiz şehri bize eski hüvviyetinde nasıl olduğunu semt semt anlatır.
Bizleri Osmanlı döneminin İstanbul’una götürerek, şehrin kaybolan değerlerini ve kültürel zenginliğini detaylı bir şekilde sunmakta. Samiha Ayverdi’nin anlatımı, geçmişin güzelliklerini ve İstanbul’un tarihî atmosferini derinlemesine hissettirmekte.
Bu eserin bünyeleşip meydana gelmesindeki psikolojik amil ise, zerreleri, cüzleri , duyuş ve duyuruşlarının yek pare şiiri içinde yaşadığı eski İstanbul’u, onu yazan kadının, tâ ilk çocukluğundan itibaren içinde uzun uzun demlendirmiş olmasının ve nihayet günün birinde de , bu ağır ağır hazırlanmış keyfiyetin, inkişafını yapıp, şuur altını aşarak satha fışkırmasından ibarettir.
İstanbul GeceleriSâmiha Ayverdi · Kubbealtı Neşriyatı · 2007189 okunma
Geç tanıştığım bir yazar…
Onun yazdığı/konuştuğu dil ile konuşmayı ne kadar çok isterim.
Hakiki İstanbul lisanı…
Anlam dolu kelimeler, resimden-fotoğraftan kuvvetli betimlemeler (tasvir), Özden gelen anlatımlar, okuyucuyu sarıp sarmalayan hayat çizgileri…
“aaa o gün ben de oradaydım” diyebilecek kadar olayın içerisine girebiliyorsunuz…
Samira Ayverdi Hanımefendi sağ olsa idi ve bir yerde karşılaşsa idik, soracağım bir soru olurdu:
“İstanbul Erkek mi, Kadın mı”
Harika vir cevap vereceğinden eminim ama ne derdi bilemem:)
İstanbul'u yaşıyorum İstanbul'dan uzakta...
Ruhum İstanbul'da geziyor, gözlerim kitapta
İstanbul' u sevmeyen gönüllerde
Sevgi de bulunmaz sevda da aşk da
İstanbul GeceleriSâmiha Ayverdi · Kubbealtı Neşriyatı · 2007189 okunma
Kitap Sâmiha Ayverdi eserleri içinde okuduğum ilk kitaptı. Yazarın dili, üslubu öyle güzel öyle akıcı ki sanki yazarla Beyazıt'taki o yaşlı çınar ağacı altında sohbet ediyor gibi hissettiriyor. Ben çok beğendim, her bir semti hayalen tekrar gezmiş hissi veriyor.
Ara ara yazarın düştüğü tekrarları, konudan uzaklaşıp düşüncelerine kendini kaptırması olmuş. Ama bu beni hiç rahatsız etmedi.
Kitaplıkta Sâmiha Ayverdi külliyatı oluşturulsun
İstanbul GeceleriSâmiha Ayverdi · Kubbealtı Neşriyatı · 2007189 okunma
Türk Dili dergisinin bu ay yayımlanan sayısında kitapla alakalı bir yazı var. Eleştirilere neredeyse bire bir uyacak kitap. Yazarın anlatımda genel akışı sık sık bozması bazen de ideolojik sokaklarda kaybolması ile kitap gerçekten kaçırılmış bir fırsat. Ama tüm bunlar yazarın kıymetli bir fikir insanı olmasını, geçmiş zamana ait manzaraları son derece kuvvetli şekilde tasvir etme yeteneğini gölgelemiyor. Ayriyeten sık tekrarlar da gözden kaçmıyor. Bir misal verelim. Kitap boyunca bundan kırk sene öncesi diye başlayan cümleye kaç defa rastladığınızı sayamayabilirsiniz. Ve bu tarihin yıl olarak hangi yıla tekabül ettiğini de uzun süre düşünebilirsiniz. Çünkü bazı sayfalarda bahsedilen tarihler her şeyin güzel, insanların ahlaklı, temiz, dürüst olduğu mükemmel bir zamana işaret ediyor. Şimdi düşünelim. Anlatılan zaman elbette Osmanlı'nın son devirleri. Peki onca sıkıntı devresinde bu harika hayat nerede yaşanıyordu. Bunlar hangi yıllardı. Biraz dikkatli biraz da şanslı bir çift göz kitap içerisinde şu dipnota rastlayabilir: Bu kitap ilk defa 1952 senesinde basılmıştır. (s.124)
Bu dipnottan hareketle yazarın 1900'lerin başını yada kaba matematik hesabı ile 1912 yılını işaret ettiğini düşünebiliriz. Bu tarih hesabından sonra şimdi düşünelim. O zamanlar gerçekten bu kadar güzel zamanlar mıydı?
İstanbul GeceleriSâmiha Ayverdi · Kubbealtı Neşriyatı · 2007189 okunma
Eğer bir İstanbul aşığıysanız ve "eski İstanbul'un hikayesini şöyle harika bir dille okuyayım" derseniz, okunması gereken kitapların başında bence. Samiha Ayverdi ne zamandır listemde duran, ama bir türlü sırası gel(e)meyen yazarlardandı. Nihayet bu yaz fırsat buldum. Harika bir belagatle müthiş bir uslûpla kendi çocukluğunun İstanbul'unu da anlatan yazar Şehzâdebaşı'ndan başladığı yazılarını Çamlıca ile bitirmiş. Ben okurken müthiş bir haz aldım,darısı okuyanlara...
İstanbul GeceleriSâmiha Ayverdi · Kubbealtı Neşriyatı · 2007189 okunma
İstanbul’un maddi ve manevi güzelliklerini, yıllar öncesinin yaşanmışlıklarıyla ve böyle eşsiz bir üslupla bize aktaran Sâmiha Ayverdi’ye hayran olmamak elde değil.
Sâmiha Ayverdi (d. 25 Kasım 1905, İstanbul - ö. 22 Mart 1993, İstanbul), Türk mütefekkir ve mutasavvıf yazar.
Roman, hikâye, hatırat, makale ve inceleme türünde yapıtlar verdi. Rifailik tarikatına bağlı idi.
Piyade Kaymakamı (Yarbay) İsmail Hakkı Bey ile Fatma Meliha Hanım’ın kızıdır. Mimar ve tarihçi yazar Ekrem Hakkı Ayverdi'nin kız kardeşidir. Şehzadebaşı semtinde doğan Samiha Ayverdi, Süleymaniye Kız Numune Mektebi'nde eğitim gördü; daha sonra özel derslerle eğitimini sürdürdü. Çok iyi derecede Fransızca öğrenerek tarih, tasavvuf, felsefe alanlarında kendini yetiştirdi.
Ayverdi, Kubbealtı Cemiyeti kurucu üyesidir. Ayrıca, İstanbul Fetih Cemiyeti, İstanbul ve Yahya Kemal Enstitülerinde faal üyeliklerde bulunmuş, 1966'da Türk Ev Kadınları Derneği'nin (Türk Kadınları Kültür Derneği) kuruluşuna önayak olmuş, 1970'te ağabeyi ile birlikte Kubbealtı Cemiyeti'nin kurulmasını sağlamıştır.
22 Mart 1993 tarihinde ölen Sâmiha Ayverdi'nin mezarı, İstanbul Zeytinburnu'ndaki Merkez Efendi Camii'nin bahçesindedir..
İstanbul'un Fatih ilçesinde Edirnekapı'dan Saraçhane'ye kadar uzanan Fevzipaşa caddesi ve Hırka-i Şerif Camii yakınındaki Koyun Baba Parkı'nda 1976 yılında ağaçlandırma çalışmaları yaptırdı.
Eserleri
Samiha Ayverdi, 1938'de ilk romanı Aşk Budur'u (Aşk Bu imiş) yayınladı. 1946'dan itibaren daha çok fikir ve tarih eserlerine ağırlık verdi.
Yapıtlarında, tarihi yoğun biçimde kullanmıştır. İnceleme yazıları ve romanları İstanbul üzerinedir. Tasavvuf düşüncesi ve tarih özellikle romanlarında canlanmış, Kenan Rifai'yi eserleri yoluyla okuyuculara tanıtmaya çalışmıştır.
"Batmayan Gün" ve "İnsan ve Şeytan" adlı romanları geçmişi arayışının ürünleridir. Geçmişe duyduğu özlemi en iyi yansıtan romanı 100 Temel Eser listesi'nde de yer alan İbrâhim Efendi Konağı'dır.
Kubbealtı Neşriyat tarafından Samiha Ayverdi Külliyatı adıyla çıkan kitapların sayısı 47 adettir.
Ödülleri
1978’de Türkiye Millî Kültür Vakfı Armağanı; 1984’te Millî Kültür Vakfı tarafından verilen Türk Millî Kültürüne Hizmet Şeref Armağanı; 1985'te Yeryüzünde Birkaç Adım isimli eseri nedeniyle Boğaziçi Yayınları tarafından Boğaziçi Başarı Ödülü almıştır . 26 Nisan 1986’da, Türk Edebiyat Vakfı tarafından kendisine "Millî Sanata Hizmetleri"nden ötürü bir plaket sunulmuştur. 1988 yılında yayınlanan “Hey Gidi Günler Hey” isimli eseri nedeniyle, Türkiye Yazarlar Birliği'nce kendisine Yılın Dil Ödülü verilmiştir. 1990'da Başbakanlık aile araştırma kurumu kendisine bir şükran plaketi sunmuştur. 1992 yılında Türkiye İlim ve Edebiyat Eserleri Sahipleri Meslek Birliği'nce (İLESAM) verilen Üstün Hizmet Ödülü'nü almıştır.
İstanbul, Fatih'te Vatan Caddesi üzerinde bulunan Vatan Anadolu Lisesi'nin ismi 2005 yılında değiştirilerek, Samiha Ayverdi Anadolu Lisesi yapılmıştır.
Kaynak: tr.wikipedia.org/wiki/Sâmiha_Ayverdi