Buz

Buz
@mentality_
9 Eylül
21 okur puanı
Şubat 2020 tarihinde katıldı
Kınasız gelinler (Acı Molehiya) 2023 basımı.
"Sayıları 4 bini bulan kınasız Kıbrıslı Türk kızlarına adanmıştır." 1900’lerin ortalarına yaklaşılırken Kıbrıslı Türkler İngiliz idaresinin altında ağır yoksulluk ve yoksunluk içinde varlıklarını sürdürmeye çalışıyorlardı. Bu dönemde hem kendileri için hem de çocukları için adada bir gelecek göremeyen Türkler bir yandan ayakta kalmak bir yandan da “çocuklarının bu hayattan kurtulmalarını sağlamak” niyetiyle “başlık parası” adı altında paralar karşılığında kız çocuklarını Müslüman Araplara gelin olarak vererek Arap coğrafyasına gönderdiler. Bu çözümün ne kadar yanlış bir karar olduğu kısa zamanda ortaya çıktı. Ortadoğu coğrafyasına giden Türk kızlarının hüzünlü ve bir o kadar da acı hikâyeleri bugün hâlâ Kıbrıs’ta yaygın olarak anlatılır. O yıllar Kıbrıs kendilerine eş bulmak için adaya gelen Araplarla dolup taşıyordu. Aracılar oluşmuştu. İşte bu roman yaşananları yeniden kurgulayarak unutulan belki de unutulmak istenen o acı yılları yeniden gündeme taşıyor! Çok farklı bir coğrafyada çok farklı bir kültürün içine sokulan Türk kızlarının dramını gözyaşları içinde okuyacaksınız! “1930’lu yıllarda Kıbrıs’ta, ilk gençlik yıllarının coşkusuyla, saç örgüsü misali birbirlerine yürekten kenetlenen dört kız; Hatice, Emine, Olivia ve Elena… Yoksul bir köylü kızı olan besleme Hatice’nin, saygın ve aydın bir aileden gelen Lefkoşalı Emine’nin, dönemin İngiliz Valisi’nin zeki kızı Olivia’nın ve özgürlüğünün peşinde koşan, uçarı Elena’nın, ayrı yollara sapan fakat ayrılamayan, “kadın” olma hikâyesi… Aşkları, acıları, isyanları, sessiz çığlıkları, dayanışmaları, erkek egemen dünyadaki varoluşları… Kıbrıslı Türklerin, o yıllardaki yoksulluktan dolayı kızlarını Araplara gelin vermesi ve satılan kızların pek çoğunun “kader” diyerek kederli bir ömür tüketmesi gerçeği üzerine
Reklam
-Okumanın Tarihi / Alberto Manguel- Kitabında geçiyor bu pasaj ✨"Kim ki bir kitabı sahibinden çalar; ödünç alır ve geri vermez, kitap elinde yılan olsun. Her yanına inme insin, tüm uzuvları işe yaramaz olsun. Acılar içinde kıvransın. Merhamet dilenmek için yalvarır olsun. Acıları yoklukta şarkı söyleyene değin dinmesin. Ölmeyen yılana karşın, kitap kurtları kemirsin bağırsaklarını. Son cezasına giderken, cehennemin alevleri yutsun onu."✨ Barcelona'daki San Pedro Manastırı'nın kütüphanesinin kapısına asılmış bu yazı. Çünkü o zamanlarda kitaplar el yazması ve çok değerliymiş. Kitap bir sanat eseriymiş. Okumak için alıp geri getirilmediğinde bir baskısı mevcut olmadığından içindeki bilgiler de gidiyormuş haliyle. Onlar da böyle bir lanetleme metni yazmışlar. O tarihlerde lanetleneceğine inanırlarmış insanlar. Böylece kütüphanelerindeki değerli eserleri bir nebze korumuşlar.