Nâzım Hikmet'in doğduğu tarihten itibaren yaşadığı ve büyüdügü çevreyi, insan ilişkilerini, kavgalarını , yanlış anlayışları, aşklarını... anlatan bu kitap Nâzım'ı gerçekten tanımak istiyorsanız mükemmel bir şekilde derlenmiş. Kitap için yazara ayrıca teşekkür etmek istiyorum. Tarihi belgeler ve elyazmaları ile desteklenen olay örgüleri ve o dönemde yaşanan birçok olay biraz daha aydınlanmama ve Nâzım Hikmet gibi bir üstada hayranlığımın biraz daha artmasına vesile oldu. Sadece ülkemizde değil birçok ülkedeki sanatçılar tarafından ilgi görmüş ve saygı duyulmuş bir insanın yaşadığı dönemde haksız yere hapis,sürgün gibi olaylar yaşaması gerçekten çok can sıkıcı ve üzücü. Sadece şiirleriyle değil roman,hikaye,çeviri, seslendirme ,sinema gibi birçok alanda çalışmalar yapmış olması ve çevresindeki Sabahattin Ali, Orhan Veli, Abidin Dino gibi genç sanatçıların yeteneklerini tartarak onları iyi olduklarını düşündüğü alanlara yönlendirmesi ne kadar güzel bir insana sahip olduğumuzu bir kez daha gözler önüne seriyor.
Cezaevindeki yılları boşa geçmedi. Nâzım 'ın lirik yapıtları en yüksek noktasına orada ulaştı. Sesi dünyanın sesi oldu. Barış için savaşın bu önemli günlerinde şiirlerimin onun şiirleriyle yan yana olmasından gurur duyuyorum.
Bir şey ki hava gibi ekmek gibi su gibi
Lâzım insana lâzım onsuz yaşanılmıyor
Ana baba gibi dost gibi yavuklu gibi
Kalp titremeden göz yaşarmadan anılmıyor
Bir şey ki gözümüzde memleket kadar aziz
Aşkettiğimiz kendimize derdettiğimiz
Adını çocuklarımıza bellettiğimiz
Bir şey ki artık hasretine dayanılmıyor
Bir şey daha var yürekler acısı
Utandırır insanı düşündürür
Öylesine başka bir kalbağrısı
Alır beni tâ Bursaya götürür
Yeşil Bursada konuk bir garip kuş
Otur denmiş oracıkta oturmuş
Yureciğinden bir türkü tutturmuş
Ne güzel şey dünyada hür olmak hür
Benerci Jakond Varan üç Bedrettin
Hey kahpe felek ne oyunlar ettin
En yavuz evladı bu memleketin
Nâzım ağabey hapislerde çürür.