yapayalnız mısın dünyada
itiyor mu seni doğduğun toprak
köşe başlarında haramiler mi
etmişler mi içine ekmeğinin
salacaksın köklerini toprağa
güneşi çınarla selamlayıp
fırtınaya meşeyle duracaksın
tutunacaksın diş diş
tutunacaksın pençe pençe
geçireceksin kılcal damarlarını evrenin damarlarlarına
gül olup açılacaksın seher seher
ceviz olup döküleceksin
sana bir mi vurdular
derlenip toparlanıp
sen iki vuracaksın
yoksa yoksun
silerler adını karatahtadan
Nehirler boyunca git ve gör nehirlerin nasıl yol aldıklarını! Sen de bir nehirsin ey yolcu ! Senin de varmak istediğin bir yer var. Gerçekten varmak istiyorsan oraya nehirlere iyi bak! Engeller nasıl aşılır , öğren nehirlerden! Yarı yolda yok olup gitmek değildir amaç, nehirler gibi akıp nehirler gibi ulaşmaktır oraya!
bak şu bebelerin güzelliğine
kaşı destan
gözü destan
elleri kan içinde
kör olasın demiyorum
kör olma da
gör beni
damda birlikte yatmışız
öküzü hoşça tutmuşuz
koyun değil şu dağlarda
san kendimizi gütmüşüz
hor baktık mı karıncaya
kırdık mı kanadını serçenin
vurduk mu karacanın yavrulusunu
ya nasıl kıyarız insana
sen olmasan öldürmek ne
çürümek ne zindanlarda
özlem ne ayrılık ne
yokluk ne yoksulluk ne
ilenmek ne dilenmek ne
işsiz güçsüz dolanmak ne
gün gün ile barışmalı
kardeş kardeş duruşmalı
koklaşmalı söyleşmeli
korka korka yaşamak ne
kahrolasın demiyorum