Ölümün ve yaşamın, insanların mutluluğunu veya hüznünü belirleyecek bir anahtar olmadığı hissine kapılıyorum. Ölüler sonuca ulaşırlar, yaşayanlar da geminin güvertesinde durarak ellerini birleştirir ve dua ederler. Gemi, yavaş yavaş iskeleden ayrılır.
Eğer karanlıkta hissediyorsanız, hayatın monotonluğu ve duvarlar üstünüze geliyorsa mutlaka okumalısınız. Hayatla ilgili farklı bakış açıları, pencereler açan bir kitap. Karakterin gelişimi beni o kadar tatmin etti ki... Uzun zaman sonra bir kitaptan bu kadar etkilendiğimi fark ediyorum. Velhasıl kelam kitaba puanım 10/10.
"Gökyüzü kararır
Mavi siyaha döner
Yıldızlar yine de kafa tutar
Parlar senin için."
Hayalindeki mükemmel evlat, kız kardeş, partner, eş, anne, çalışan olmaya uğraşmaktansa, doyum verici bir hayatı ancak yalnızca insan olarak, kendi amacının yörüngesinde dönerek, bir tek kendine hesap vererek yaşayabileceğini artık anlamıştı.
"İnsan," diye yazmıştı Thoreau Walden'da, "hayallerine doğru güvenle yürüdüğü ve hayalindeki hayatı yaşamak için çaba gösterdiği takdirde gündelik hayatın akışı içinde aklına dahi gelmeyecek bir başarıya ulaşacaktır." Aynı zamanda bu başarının, yalnız kalmanın bir ürünü olduğunu gözlemlemişti. "Kendime yalnızlıktan daha iyi bir dost bulamadım."
"İstemek," dedi ölçülü bir sesle, "ilginç bir sözcüktür. Yoksunluğu anlatır. Bazen o boşluğu başka bir şeyle doldururuz ve ilk baştaki istek bütünüyle kaybolur. Belki de senin sorunun istemek değil, yoksun olmak. Belki de cidden yaşamak istediğin bir hayat var."