Meryem

Az ileride boynu bükük, sevimli bir siyah çocuk gördü İbrahim bey. Kucağına aldı, öptü, kokladı onu. Kendi çocukları geldi aklına. "Ha siyah, ha beyaz. Hepsi bizim güllerimiz; bunlar bizim umutlarımız" dedi içinden. Onun eline de bir et parçası tutuşturdu. Çocuk koştu annesine. Sevinçle bir şeyler söylüyordu. İbrahim bey "poşete çok sevindi galiba" dedi kendi kendine. Tercüman, çocuğun sözlerini tercüme etti. Meğer çocuk ete sevinmemiş. "O beyaz adam başımı okşadı, sevdi beni" diyormuş annesine. Kendi notum: Bazen bizim için önemsiz olan küçük şeyler bazı insanlar için o kadar önemli ve hasret çektiği birşey ki. Bu kitaptaki anıda bana bunu hissettirdi
Sayfa 51·Kitabı okudu
İnsan ve Duygular
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Birisini kurtarma derdi olmayanın kurtulma derdi de yoktur.
Sayfa 44·Kitabı okudu
-Kaç yıl oldu buraya geleli? +11 yıl -Hayli zaman olmuş. Ne zaman döneceksin Türkiye'ye? +Hocam biz dönmeye değil ölmeye geldik "Bittiğim andı, tüylerim diken diken oldu, utandım"
Sayfa 17·Kitabı okudu
Ne derler: Gören bilmez, bilse görürdü...
Sayfa 16·Kitabı okudu
"Kim ve ne olursa olsun," dedi, "yeryüzünde her insan, her zaman, dünya tarihinde başrolu oynar. Ve doğal olarak o bilmez bunu."
Sayfa 277·Kitabı okudu
Kitap Alıntısı