2/10
·376 syf.··
2026 16. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 24 Haziran 2026 23:48
Kitap asla sizi sürüklemiyor. Freida’nın yaptığı yorum üzerine merak ederek aldım ama gerçekten diğer sayfayı merak etmiyorsunuz . Finalde bizi şok edecek diye beklerken finalde tam beklediğim gibiydi. Yazar duyguyu okura geçirememiş, zaman kaybı .
Onu Hayatına AlmaLisa Jewell · Olimpos Yayınları · 202619 okunma
10/10
·248 syf.··
Beğendi
·
2026 14. kitabı
2021’ den beri kitaplığımda olan bu kitabı sürekli erteliyordum. En son kitaplığımda artık okumadık kitap bırakmamalıyım dedim ve listede bu kitap da vardı hatta okumasam mı neden bir anda galeyana gelip aldım ki deyip biraz da kızdım kendime. Ama yine önyargı işte. Kitap kesinlikle okutturuyor kendini. Hastalıklar ve altında yatan travmaları çok güzel hayattan örneklerle sunuyor yazar. Neuroformat yöntemine merak uyandırıyor açıkçası. Yazar örnekleri vermeden önce bazen tekrara düşüyor açıkçası. Kitabın başlarında hastalıklarınızın çözümünü bulacaksınız tarzı cümleler kursa da tam olarak ne yapmamız gerektiğini söylemiyor sadece verdiği örneklerde çalışmalar yaptık diyor ve yapın diyor çalışmanın detayı tam olarak ne anlamadım:). Genel anlamda beğendim ama.
Gecikmeli TeslimiyetM. Barış Muslu · Doğan Kitap Yayınları · 2021963 okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Herkes bir gün evine döner
Puan vermedi
Fatih Duman'ın 152 Gün adlı kitabı, kısa olmasına rağmen duygusu yoğun bir hikâye sunuyor. Kitapta Fatime Teyze ve Hacılar Ömer'in yıllara yayılan sevgisi, vuslatı ve bekleyişi anlatılıyor. Bana göre Fadime Teyze'nin sabırla bekleyişi ve sevgisinden vazgeçmemesi hikâyenin en etkileyici yönlerinden biriydi. Kitabı okurken en çok dikkatimi çeken şey, yazarın olayları oldukça sade ama etkileyici bir şekilde anlatması oldu. Karakterlerin yaşadıkları duygular bana gerçekçi geldi ve onların hissettiklerini anlayabildim. Özellikle sevginin sadece kavuşmak değil, bazen beklemek ve sabretmek olduğunu göstermesi kitabı daha anlamlı hâle getiriyor. Kitap boyunca Hacılar Ömer'in başına ne geldiğini düşünerek okudum. Olayların nasıl sonuçlanacağını öğrenmek istediğim için kitabı elimden bırakmak istemedim. Hikâye ilerledikçe karakterlerin yaşadıkları beni daha çok içine çekti ve kitabı kısa sürede bitirdim. Bir yandan hikâyenin devamını merak ederken diğer yandan bazı soruların cevapsız kalması kitabın etkisini uzun süre hissetmeme neden oldu. Genel olarak 152 Gün, sevgi, özlem, sabır ve umut temalarını işleyen etkileyici bir kitap. Okurken zaman zaman hüzünlendim, zaman zaman da karakterlerin yaşadıklarına içtenlikle eşlik ettim. Kitabı bitirdikten sonra aklımda en çok kalan düşünce ise kitabın da sık sık hatırlattığı şu cümle oldu: “Herkes bir gün evine döner.”
Edebiyat
152 GünFatih Duman · Nesil Yayınları · 2024564 okunma
10 üzerinden 3 veriyorum vaktim boşa gitti
Puan vermedi·
Kitabın en güçlü yönü,temposunu büyük ölçüde koruması ve okuru sıkmadan ilerlemesi.Mizahi anlatım sayesinde özellikle ortaokul çağındaki okurların ilgisini çekebilecek bir yapıya sahip.Finn karakteri de merak uyandıran ve kolay benimsenebilen bir kahraman olarak öne çıkıyor. Ancak eser bazı yönlerden yüzeysel kalıyor. Karakterlerin çoğu derinlemesine işlenmediği için olaylar zaman zaman yalnızca maceranın ilerlemesine hizmet ediyor.Ayrıca mizahın yoğunluğu bazı bölümlerde olayların ciddiyetini gölgeliyor ve kayıp çocuklar gibi önemli bir konu beklenen duygusal etkiyi her zaman yaratamıyor. Bunun yanında yetişkin okurlar için sürprizleri sınırlı bir roman.Olay örgüsü akıcı olsa da deneyimli okurlar bazı gelişmeleri önceden tahmin edebilir.Bu nedenle kitap daha çok hedef kitlesi olan genç okurlara hitap ediyor. Sonuç olarak eğlenceli ve hızlı okunan bir macera romanı.Mizahı ve akıcılığıyla dikkat çekse de karakter derinliği ve duygusal yoğunluk açısından daha güçlü olabilirdi.Çocuk ve gençlik edebiyatı sevenler için keyifli;yetişkin okurlar için ise hoş ama çok kalıcı olmayan bir okuma deneyimi sunuyor.
1000Kitap
Kayıp ÇocuklarLars Joachim Grimstad · Final Kültür Yayınları · 201821 okunma
9/10
·600 syf.··
Beğendi
·
2026 99. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 24 Haziran 2026 23:27
Zodyak Akademi #3: Hesaplaşma Serinin şimdiye kadarki en sürükleyici kitaplarından biri oldu benim için. İlk kitapta dünyayı ve karakterleri tanırken, ikinci kitapta olayların büyümeye başladığını görmüştük. Bu kitapta ise hem karakterler arasındaki ilişkiler derinleşiyor hem de Solaria'nın karanlık yüzü yavaş yavaş ortaya çıkıyor. Okurken bir an bile duraksamadım; sürekli yeni bir olay, yeni bir sır ya da yeni bir tehlike ortaya çıktı. Kitabın merkezinde yer alan Cehennem Haftası başlı başına oldukça sinir bozucuydu. Üst sınıfların birinci sınıflara istedikleri gibi eziyet edebilmesi zaten başlı başına adaletsiz bir sistem. Ancak bu süreçte Darcy ve Tory'nin pes etmemesi, her şeye rağmen ayakta kalmaya çalışmaları ve güçlenmeleri çok hoşuma gitti. Özellikle dört element sınavında gösterdikleri gelişim, ilk kitaptaki hallerini düşündüğümde ne kadar yol katettiklerini gösteriyordu. Karakterler açısından da oldukça dolu bir kitaptı. Darcy ve Orion arasındaki ilişki giderek daha güçlü ve daha karmaşık bir hâl alıyor. Aralarındaki yasak çekim ve birbirlerine duydukları güven hikâyeye ayrı bir heyecan katıyor. Tory ve Darius cephesinde ise tam anlamıyla bir duygu savaşı yaşanıyor. Birbirlerinden nefret etmek isterken aynı zamanda birbirlerine karşı koyamamaları, ilişkilerini serinin en ilgi çekici noktalarından biri hâline getiriyor. Darius'un bazı davranışları beni sinirlendirse de karakterinin iç çatışmalarını görmek oldukça etkileyiciydi. Bu kitapta Caleb'e karşı duygularım da sürekli değişti. Tory'ye olan bağlılığı, onu korumaya çalışması ve bazı anlarda gösterdiği sadakat gerçekten hoşuma gitti. Ancak Varislerin etkisinden çıkamayıp yaptığı bazı şeyler yüzünden ona kızmadan da edemedim. Seth ve Max ise hâlâ sevemediğim karakterler arasında yer alıyor. Özellikle bazı
HesaplaşmaSusanne Valenti · Olimpos Yayınları · 20263 okunma
7/10
·344 syf.··
2026 71. kitabı
·
33 saatte okudu
·
Okunma: 24 Haziran 2026 19:16
Freida McFadden'ın Öğretmen kitabı, bir lisede geçen ve öğretmen-öğrenci ilişkisi etrafında şekillenen gerilimli bir hikâye anlatıyor. Kitap boyunca okulun popüler öğretmenlerinden Nathaniel Bannet ve öğrencisi Addie etrafında gelişen olayları görüyor ve meydana gelen olayların arkasındaki gerçeklerin peşine düşüyoruz. Her bölümde yeni bir detay ortaya çıkarken hikâye giderek daha karmaşık ve merak uyandırıcı bir hâl alıyor. Freida McFadden zaten okumayı sevdiğim yazarlardan biri. Birçok kitabını okudum ve en sevdiğim yanı, okuyucuyu daha ilk sayfalardan hikâyenin içine çekebilmesi. Kitapları genellikle çok akıcı, tempolu ve sürükleyici oluyor. Uzun uzun betimlemeler yerine olay odaklı ilerlediği için elden bırakması zor eserler ortaya çıkıyor. Öğretmen de bu açıdan beklentimi karşıladı. Çok kısa sürede, neredeyse soluksuz şekilde okudum. Gerilim ve ters köşeleri sevenler için tam bir "çıtır çerez" kitap diyebilirim. Buradan sonrası spoiler içerir. Kitabı genel olarak çok beğensem de beni rahatsız eden bir iki nokta oldu. Okurken yazarın bazı gerçekleri okurdan sakladığını hissettim. Özellikle kitabın sonunda ortaya çıkan ve Jay ile ilgili olan büyük sürpriz beni gerçekten şaşırttı. Ancak geriye dönüp baktığımda, bunun doğal bir gizem yaratmaktan çok okuru yanlış yöne yönlendirmek için yapılmış olduğunu düşünüyorum. Ben okurken Jay ile ilgili olayları iki farklı insan üzerinden değerlendiriyordum. Özellikle ayakkabı mağazasında çalışan karakter hakkında evli ve çocuklu biri olduğu yönünde güçlü bir izlenim bırakılıyor. Teknik olarak bu bilgi doğrudan verilmemiş olsa da anlatım biçimi ve kullanılan imalar bizi bilinçli olarak bu sonuca götürüyor. Bu nedenle finalde ortaya çıkan gerçek beni şaşırtsa da, sonradan düşündüğümde bunun biraz "hedef şaşırtmak" adına
Edebiyat
ÖğretmenFreida McFadden · Olimpos Yayınları · 20251,946 okunma