Fatih Duman'ın 152 Gün adlı kitabı, kısa olmasına rağmen duygusu yoğun bir hikâye sunuyor. Kitapta Fatime Teyze ve Hacılar Ömer'in yıllara yayılan sevgisi, vuslatı ve bekleyişi anlatılıyor. Bana göre Fadime Teyze'nin sabırla bekleyişi ve sevgisinden vazgeçmemesi hikâyenin en etkileyici yönlerinden biriydi.
Kitabı okurken en çok dikkatimi çeken şey, yazarın olayları oldukça sade ama etkileyici bir şekilde anlatması oldu. Karakterlerin yaşadıkları duygular bana gerçekçi geldi ve onların hissettiklerini anlayabildim. Özellikle sevginin sadece kavuşmak değil, bazen beklemek ve sabretmek olduğunu göstermesi kitabı daha anlamlı hâle getiriyor.
Kitap boyunca Hacılar Ömer'in başına ne geldiğini düşünerek okudum. Olayların nasıl sonuçlanacağını öğrenmek istediğim için kitabı elimden bırakmak istemedim. Hikâye ilerledikçe karakterlerin yaşadıkları beni daha çok içine çekti ve kitabı kısa sürede bitirdim. Bir yandan hikâyenin devamını merak ederken diğer yandan bazı soruların cevapsız kalması kitabın etkisini uzun süre hissetmeme neden oldu.
Genel olarak 152 Gün, sevgi, özlem, sabır ve umut temalarını işleyen etkileyici bir kitap. Okurken zaman zaman hüzünlendim, zaman zaman da karakterlerin yaşadıklarına içtenlikle eşlik ettim. Kitabı bitirdikten sonra aklımda en çok kalan düşünce ise kitabın da sık sık hatırlattığı şu cümle oldu: “Herkes bir gün evine döner.”