"Platon, kadını akıllı hayvanlar sınıfına, ya da idrâksiz hayvanlar sınıfına sokmakta kararsızlık içinde kalmış göründüğü zaman, sadece bu dilber cinsin aşırı çılgınlığına işaret etmek ister. Gerçekten, bir kadın bilge geçinmeyi aklına koyacak olursa, eski deliliğine yeni bir delilik tatmaktan başka bir şey yapmış olmaz. Çünkü, insan tabiattan herhangi bir kötü eğilim kapmışsa, ona karşı gelmek, ya da onu erdemin maskesi altında gizlemek, bu kötü eğilimi arttırmak demektir. Eski bir Yunan atalar sözü der ki: Erguvana da bürünse, maymun yine maymundur. Onun gibi, kendini ne kadar gizlemeye çalışırsa çalışsın, kadın yine kadın, yani her zamam delidir."
"Şehveti istedikleri kadar gizlemeye, en çirkin sövgülerle onu halkın gözünden düşürmeye savaşsınlar, hepsi gösteriş! Bütün yaptıkları, şehvetten daha çok faydalanmak için, başkalarını uzaklaştırmaktan ibarettir. Ama, bütün tanrılar aşkına söylesinler bana, zevkle, yani delilikle tatlılaştırılmamışsa, hayatın hangi bir anı tasalı, sıkıcı, tatsız, çekilmez, yavan değildir? Burada yalnız Sophokles'i tanık tutmakla yetineceğim; bu büyük şairi ne kadar övsek yine azdır; en keyifli hayat, hiçbir bilgelik olmadan sürüp giden hayattır, demekle o beni ne güzel övmüştür."
"İnsanlara iyilik etmek tanrı olmaktır sözü haklı bir söz de, buğdayı, şarabı icat edenler, ya da benzerlerine bu soydan başka faydalar sağlayanlar haklı olarak ölümsüzler sırasına konmuş da, ölümlülere bütün faydaları, bütüm nimetleri bir arada saçan ben bütün tanrılarım en büyüğü sayılmayacak mıyım?"