Mustafa Merthan Merdoğlu

Mustafa Merthan Merdoğlu
@merdoteles
Homo Ludens Ankara Üniversitesi D.T.C.F. • Tiyatro • Oyunculuk
Tiyatro Oyuncusu
Lisans
Ankara
Adana, 12 Nisan
142 okur puanı
Mart 2017 tarihinde katıldı
İnsan,kendi selamet davasında sağlayacak olan eşyaya sonunda hizmetkar ve esir oldu. her kuvveti, her imkanı insan tarafından kullanılabilir eşya haline getiren teknik, başlangıçta hayranlıkla kendisine bağladığı insanı,sonra kendi arkasından sürükler oldu ; insanı kendisine esir etti. Böylece hakimiyet eşyanın eline geçirildi ve eşya insanla izah edilecek yerde insan eşya ile izah edilmeğe başlandı.
Sayfa 23 - Dergah
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
"dün dünyamdın, dünyam dünyandı. tüm dünyandım, dünyan; dün yandı."
Bilinç seviyesi ne kadar düşerse fanatiklik de o ölçüde artar. Kısacası ben insanlığı iki temel gruba ayırırım. Birinci grupta neyin ne olduğunu bilen bir avuç insan vardır. Diğer guruptaysa hiçbir şeyin farkında olmayan kitleler. Birinci grup liderlik etmek ikinci grupsa onları izlemekle yükümlüdür. Birinci gruptakiler anne babalara ikinci gruptakiler de çocuklara benzer. İlki hakikate asla ulaşılamayacağım bilir. İkinciyse ellerini uzatarak hakikate koştuğunu sanır. Bu durumda ilk gruptakilerin diğerlerinin zihinlerini masallarla hayal ürünü hikayelerle doldurmaktan başka çaresi var mıdır? Yalan söyleyip kandırmaktan başka ne gelir elinden? Üstelik bunu ikinci gruptakilere merhamet dolu hislerle yaparlar. Eğer kitleleri anlayamadıkları ve hiçbir zaman da anlamayı başaramayacakları hedeflere ulaştırmak için oyunlar oynayıp, kandırmacalar sergilemek kaçınılmazsa mükemmel bir teşkilat kurmak için bu imkandan faydalanmanın nesi yanlıştır?
Sayfa 269 - Yurt Yayınları·Kitabı okudu
Tarih
Fedakarlık gerektirmeyen şeylere inanmak kolaydır. Ama inancımızı hayatımızla ispat etmemiz gerekirse işte o zaman ak koyun kara koyun ortaya çıkar.
Sayfa 254 - Yurt Yayınları·Kitabı okudu
Tarih
Maria Puder son birkaç dakika zarfında biraz sükunetini kaybetmişe benziyordu. bunu tespit edince memnun oldum: onun hiç sarsılmadan gittiğini görmek, beni herhalde pek üzecekti. mütemadiyen elimi tutup bırakıyor: "Ne manasız şey? Ne diye gidiyorsun sanki?" diye söyleniyordu. "Asıl sen gidiyorsun, ben daha burdayım!" dedim. Bu sözümü fark etmemiş göründü. Kolumdan tuttu. "Raif... şimdi ben gidiyorum!" dedi. "Evet... biliyorum!" Trenin hareket saati gelmişti. bir memur vagon kapısını örtüyordu. Maria Puder merdiven basamağına atladı, sonra bana eğilerek, yavaş bir sesle, fakat tane tane: "şimdi ben gidiyorum. fakat ne zaman çağırsan gelirim..." dedi. Evvela ne demek istediğini anlamadım. o da bir an durdu ve ilave etti: "Nereye çağırsan gelirim!”