Yürürken belki de fazla düşünmemem gerektiğini geçiyordum aklımdan. Ve fazla program yapmayı bırakmayı. Bütün önemli ve gerçek şeyler ansızın gelivermişti başıma. Eve vardığımda kararımı vermiştim. Teslim olmayacak ama mücadeleye de devam etmeyecektim. En azından bir süre Evren’e güvenerek sabırlı olmayı deneyecektim. Bana planlarını ve düzenini açıklayacağını umuyordum. Kaderimden kalmaktansa oan uymayı deneyecektim. Dalgalarından sakınmaktan vazgeçip onları aşacaktım. Bunca ıstırap nereye ulaştıracaktı beni? Anlamı neydi? Beni alt mı edecekti yoksa o akıntı kurtuluşum mu olacaktı?
Zaman, ona saygı gösterinin dostudur; günü bugün söyleyebilirim. Sabrının karşılığında sana başına gelenden daha geniş ve net Bri görünüm sunar. Kimi zaman hayatın yokunu engellemesinin nedeni canını yakmak değildir; onun senin yolun olmadığını bildirmektir. Yitirdiğin o kişi, o yer, o iş, o hayal, o şeyler, o durumlar ya da hayat tarzı senin geçmişine aittir; kaderine değil. Senin kaderin farklıdır ve sen inatla geri dönemye çalışsan da o seni uyarmaya devam eder.