Meriç ÖZENÇ

Meriç ÖZENÇ
@meric26
"Kelebeği vur, kavanoza koy, kapağını kapatma. Öleceğini sansın, içi yansın ama nefes alsın."
Sayfa 46 - Epsilon Yayınları·Kitabı okudu
1000Kitap
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
"Bu benim savaşım," dedim tok bir sesle, burun deliklerimin öfkeden genişlediğini hissederken. "Senin başlattığın..." Kaşları çatıldı. "Ben bir savaş açtığımı hatırlamıyorum sana." Buz gibi duvara yaslanan sırtımı kaldırıp cesur bir hareketle yüzüne baktım daha da yakından, gözleri, bir mezarlığa akşam vakti çöken sis kadar karanlık ve bilinmezdi. "Ama ben senin sessizliğinden darbe aldım."
Sayfa 45 - Epsilon Yayınları·Kitabı okudu
1000Kitap

Meriç ÖZENÇ

, bir kitap okudu
10/10
·528 syf.·
26 saatte okudu
·
2021 13. kitabı
Beyza Aksoy
8.2/10 · 4.863 okunma
Kurt, bir adım daha atarak adama yaklaştı ama onun görüş alanına girmedi. Adam, kardığı kartlardan birini daha çekip, yine hangi kartı çektiğine bakmadan bu defa kartı terazinin diğer kolunun altına koydu. Bir an terazideki iki kol da aynı hizada durdu, adamın gözleri parlıyor, bu görüntüyü izlerken kirpikleri biraz olsun titremiyordu. Ardından, ikinci yerleştirdiği kart, aniden terazinin kolunu aşağı çekti ve diğer karttan daha ağır basarak adamın donup kalmasına neden oldu. Adam, havada kalan kartı yavaşça çevirdi, bu kart tarottaki Aziz kartıydı. Hangi kart, Aziz kartından daha ağır basabilirdi ki? Kar taneleri şimdi daha şiddetli düşüyor, tenine çarparak saçlarına, kirpiklerine, paltosuna tutunuyordu. Yüzüklerin sardığı güçlü, hasarlı parmaklarını bu kez diğer karta uzattı. Kurt, bir adım daha atarak iki ağacın arasına girdi, parlayan gri gözleri adamı kadrajından tek bir an olsun çıkarmıyordu. Adam, kartı tekrar teraziye bırakmasıyla, parmaklarının ucunda bir yanda hissedip burnundan sert bir nefes bıraktı. Bu kart, Azize kartının ta kendisiydi. Kar taneleri, şimdi gökyüzünden döne döne düşüyorlar, terazinin kolu, Azize kartının ağırlığıyla gitgide daha da aşağı iniyordu. Sonra birden Aziz kartı alev aldı, saniyeler birleşerek kartı ateşin içinde yok etti ve kart, ateşin kendisine dönüşerek terazinin kolunda alev alev yanmaya başladı. Azize kartı ise yavaşca kristalleşmiş, bir kar tanesi şeklini almıştı. Ve kar tanesi, ateşin yanan parçasından bile daha ağırdı. "Bir gün seni bulacağım Asale," dedi adam, sesi geceye vurulmuş bir kırbaç şakıması gibiydi. "Zehrinin tesiri ne kadar kuvvetli olursa olsun, karların altına gömülüp derin bir uykuya yatsan bile ateşimin sesini duyup, bana şifa olmak için geleceksin."
Sayfa 12 - Dokuz Yayınları·Kitabı okudu
1000Kitap
Hayatında yapmayı istediği şeyleri gerçekleştirmiş biriyle karşılaştığında, onun gölgesini alıp aynada kendi üzerine dikmeye çalışıyordu insan. Daha önce hiç dikiş tutmamış ellerini, avuçlarına batırıp durduğu bir kör iğneyle dolduruyor ve istedikleri olana kadar geçirip duruyordu sert kumaşa. Birazdan üzerine giyeceği o kumaş, gölgesini çaldığı insanın korkunç anılarını taşıyordu halbuki. Zamanın işlediği ayak izleri sivri ve üzerine not aldığı ilaçlarının dozajı günlüktü. Zaman gerekiyordu çünkü her şey için, bütün hedefler, bütün amaçlar, bütün kazançlar ve bütün kaybedişler için. Eğer anne rahminden çıktığı gibi koşabilseydi zaten insan...
Sayfa 283 - Epsilon Yayınları·Kitabı okudu
1000Kitap