Beni İsminle Çağır adlı kitabın "devamı" olarak yazılmış kitap. Eğer bu kitabı elinize alırken Oliver ve Elio hakkında olan yeni bir kitap olduğunu düşünüyor ya da umut ediyorsanız hayal kırıklığına uğrayabilirsiniz. Ben ise böyle bir şey umut etmediğimden zevkle okudum.
Bu kitap daha önce tecrübe edilmemiş duyguların hasretine kapılmış orta yaşlı bir adam ve tecrübesi olmasına rağmen hiçbir zaman gerçekten tecrübe kazanamamış genç bir kızın trende Roma'ya giderken karşılaşmasıyla başlıyor.
4 parçadan oluşan bu kitabın çoğunda Elio'dan fazla iz yok. Bu beni üzmedi açıkçası, Sami'nin yaşadığı duyguları Aciman'ın ince seçilmiş, şiirsel ve bazen de erotik tanımlarıyla okumak zevkliydi.
Sami ve Miranda'nın alışılmadık, zor ve tutkulu ilişkisi çokça duygu barındıyordu. Bazen kitaptan gözümü ayırıp, gökyüzüne doğru bakıp okuduğum cümleleri birleştirmeye çalıştığımı fark ettim.
Sani ile ilgili olan bölüm bittikten sonra Elio'nun yaşadıklarına küçük bir bakış atıyoruz. Bu kitaptan çok fazla Elio ve Oliver beklentim olmasa da onları bir daha görmek fena değildi tabiki.
Uzun lafın kısası, bu kitaba devam kitabı denebilir mi bilmiyorum ancak kesinlikle bana birşeyler hissettiren ayrıca okuması aşırı zor olmayan ihtiraslı bir kitaptı.