“Ey allâh’ım! Her üzüntüde, sıkıntıda en sağlam güvencim, her darlıkta ümidim sensin! Hakkımdaki her işde benim en sağlam güvenç ve dayancım sensin! Senin indirdiğin musibetlerden, kalbe za’f verecek, tedbirler azalıp yetişmeyecek dostlar, arkadaşlar bırakıp ayrılacak, düşmanlar sevinecek ne kadar musibet ve kederler varsa, ben, onların hepsinden şikayetimi yalnız sana arz eder, senden başkasından yüz çevirir, seni ister ve sana yönelirim! Bütün darlıkta, tasaları kaldıracak, açacak sensin! Her nimetin verici ve yönelticisi, her iyiliğin sahibi, her dilek ve isteğin en son varıp dayanacağı sensin!”
Ondan başka her şey boş, her şey hiç, her şey beyhudeydi. O olmasa hiç, hiçbir şey olmazdı ve yine ondan başka her şey yoktu, yalan olsun, sahte olsun yine daima o hüküm sürüyor, her şeyde, her durumda o galip geliyordu.