Böyle yüksekten atılan sözler, sevginin bayağılını gizlemek için söylenir. Oysa, dolgun ruhlar bazen duyduklarını en boş gibi görünen benzetişlerle de açığa vurabilirler pekâlâ.
En soylu içgüdüler, en temiz sevgiler, ezilir, iftiraya uğrar; sonra da, iki zavallı insan en sonunda birbirlerine rastladılar mı, birleşmesinler diye elden gelen her şey yapılır. Ama, bu insanlar yine de birleşmeye çalışacaklardır; kanat çırpacaklar, birbirlerini çağıracaklardır. Eninde sonunda, altı ayda, bir yılda birleşip sevişeceklerdir.
Beri yandan da, benliğinin ta içlerinde, bir şeyler olmasını bekleyip duruyordu. Tıpkı kazaya uğramış bir gemici gibi, yaşamının çoraklığı üzerinde umutsuz bakışlarını dolaştırıyor; ta uzaklarda, ufkun sisleri arasında beyaz bir yelken araştırıyordu.