Evinden tertemiz bayram giysileriyle çıkmış birine yoldan geçen bir arabadan azıcık bir çamur sıçramayagörsün, herkes parmağıyla bayram giysisi çamurlanmış adamı gösterir, ne kadar özensiz, düzensiz olduğundan söz eder; oysa aynı insanlar, leke içindeki gündelik giysileriyle yanı başlarından gelip geçen onlarca kişiyi fark etmez. Çünkü gündelik giysideki leke görülmez.
Sanattaki değişik akımlar üzerine kimseyle tartışmaya girmedi, ne gözü kapalı pürizm yanlısı oldu örneğin, ne de onu toptan yadsıdı. Bütün akımlara hak ettikleri değeri verdi, hepsinin güzel yanlarını benimsedi.
-SPOILER İÇERİR-
Çok akıcı, çok sürükleyici, karakterleri çok güzel işleyen bir kitap. Ancak son bölümü okuyucular tarafından çok tepki almış, hatta filmden çıkarılmıştır. Yazar ise, tepkilere karşılık olarak 'Karakter gelişimi olmayan bir romanın bir anlamı yoktur" demiştir. Kötülüğe bu kadar sâdık, içinde bir gram merhamet bulundurmayan Alex'in bu kadar keskin bir değişim geçirmesi okuyuculara gerçekdışı gelmiştir. Bu tamamen anlaşılabilir bir durum, fakat biz zaten Alex'e iyi biri diyemeyiz. Kötülükten bu kadar zevk alan biri ancak -okurken de anlaşılabileceği gibi- kötülükten sıkıldığında ondan uzaklaşır. Yazar, Alex'in yaptığı tüm kötülükleri, işlediği tüm suçları gençliğe bağlamıştır. Fikrimce Alex'in yaptığı hiçbir şey yaşıyla alakalı değildir. Alex salt kötü bir karakter olmakla beraber, hiçbir zaman iyi biri olmamıştır ve olmayacaktır. O sadece hevesini almayı başarmıştır.
Otomatik PortakalAnthony Burgess · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2009113,2bin okunma
Sevincinden gülümsedi binbaşı.
Ama dünyada hiçbir şey uzun süreli değildir, o bakımdan binbaşının duyduğu bu ikinci sevinç ilki kadar canlı değildi. Bir dakika sonra duyacağı sevinç bundan daha cılız olacaktı ve nihayet, tıpkı suya atılan bir taşla doğan halkaların bir süre sonra yitip gitmesi gibi, içinde kıvılcımlanan son sevinç kırıntısı, doğal ruh haline karışacak, bu hal içinde sönecek, belirsizleşip gidecekti.