7 Aralık 2020 günü Meronika kendini yaşatma zamanının -sonunda!- geldiğine karar verdi. Bir galakside kiraladığı hayatını gözden geçirdi, kahvesini demledi ve kitaplarına uzandı.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Dünyayı sarsan sıradan erkekler ve kadınlardı, tıpkı kendisi, babası, kaybetmekte olduğu sevgilisi gibi. Günlük yaşamlarında bütün insanların yaşadığı sorunlarla, kuşkularla, kaygılarla boğuşmuşlardı. Din ile Tanrı ile kafalarını geliştirmek ya da daha üstün bir bilinç düzeyine ulaşmak gibi şeylerle özel ilgileri de yoktu. Kitabın en ilginç yani şuydu: Bu insanların her birinin, yaşamlarının belli bir döneminde büyülü bir an yaşadıklarını, o andan sonra kendi cennet arayışlarına saldırılarını anlatıyordu.
Bu insanlar yaşamlarının öyle ya da böyle geçmesine izin vermemişler, isteklerine ulaşabilmek için dilenmeyi ya da krallara yalvarmayı göze almışlar, ister diploması ister şiddet kullanmışlar, yasaları hiçe saymış, iktidar güçlerine karşı gelmişler ama hiçbir zaman ülkülerinden vazgeçmemişler, her türlü zorluk karşısında direnmeyi, çıkış yolu bulmayı başarmışlardı.
"Hepimiz kendi dünyamızda yaşıyoruz. Ama yıldızlı bir gecede gökyüzüne bakarsan, oradaki binlerce dünyanın birleşerek takımyıldızlar, güneş sistemleri, gezegen toplulukları kurduklarını görürsün."
"Yargısına uğrayacağım Tanrı'nın." dedi Eduard, yüksek sesle, "ve ona diyeceğim ki: Yaşamımın bir döneminde durup rüzgâra baktım, ekin ekmeyi unuttum, coşkuyla yaşamadım, bana sunulan şarabı bile içmedim. Ama günün birinde hazır olduğuma hükmettim ve yeniden işe koyuldum. Cennet Görüntülerimi insanlara anlattım, tıpkı Bosch, Van Gogh, Wagner, Beethoven, Einstein ve benden önce dünyaya gelmiş nice deli gibi..."
"Yeniden yaşamaya başlamak istiyorum, Eduard. Hep yapmak istediğim ama cesaret edemediğim hataları yapmak... Panik ataklarım geri gelebilirama artık baş edebilirim çünkü o yüzden bayılmayacağımı, ölmeyeceğimi öğrendim. Yeni arkadaşlar edinmek, bilge olabilmek için deli olmak gerektiğini onlara da öğretmek isterim. Doğru davranışların el kitabını olduğu gibi izlemek yerine kendi yaşamlarını, isteklerini, serüvenlerini keşfetmelerini, YA-ŞA-MA-LA-RI-NI söylerdim onlara. Katoliklere İncil'den, Müslümanlara Kuran'dan, Yahudilere Tevrat'tan, ateistlere ise Aristo'dan örnekler verirdim. Bir daha asla avukatlık yapmak istemiyorum...