7 Aralık 2020 günü Meronika kendini yaşatma zamanının -sonunda!- geldiğine karar verdi. Bir galakside kiraladığı hayatını gözden geçirdi, kahvesini demledi ve kitaplarına uzandı.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Matematik bir dildir ve ne denli önemli bir dil olduğunu en iyi
biçimde Kutsal Kitap tan bildik bir hikâyeyle başlayarak
açıklayabilirim. Eski Ahit'e göre, bir zamanlar dünyadaki bütün
insanların tek bir dil konuştuğu bir dönem vardı. Bu, insanları
birleştirmiş ve işbirliğini öylesine kolaylaştırmıştı ki, imkânsız
gibi görünen bir şeyi gerçekleştirmek için ortak bir işe
kalkışmışlardı: Babil kentinde o denli yüksek bir kule yapacaklardı
ki, cennete bu kule yardımıyla erişmeleri mümkün olacaktı.
Bu affedilemez büyüklük taslama girişimi karşısında Tanrı tasasız
günahkârların üzerine gazabını göndermekte gecikmedi. Hayatlarını bağışladı ama dillerini bağışlamadı: Kutsal Kitap ta belirtildiği
gibi, kâfirlerin bu girişimini önlemek için Tanrı'nın
yapması gereken tek şey "birbirlerini anlamamalarını sağlamak
amacıyla dillerini farklılaştırmaktı."
Aradan binlerce yıl geçmiş olmasına rağmen hâlâ anlaşılmaz sözler söyleyip duruyoruz. Dilbilimcilere göre, günümüz dünyasında yaklaşık 1500 farklı dil konuşuluyor. Dünyadaki uyum ve beraberliğin bu denli kısıtlı oluşunun tek sorumlusunun farklı diller olduğu söylenemese de, daha fazla işbirliğinin yaşanmasını engellediği söylenebilir.
Kitabı gözden geçirdiğimizde Veronika'nın intihar girişimiyle akıl hastanesine yatırılmasını konu almaktadır. Ancak bence bir kadının intiharından çok daha derin şeyler ele alınmış... Hayallerini yaşamayan insanların bunun tutkusuyla deli damgası yemelerini anlatan o günün Batısına, savaşın hissettirdiklerine, toplum psikolojisi ve sosyolojisine değindiği gibi hepimizin arasında dolaşan -belki de kendimiz- mutsuz bir şekilde mesleklerini yapanlara, hayallerini öteleyen kişilere, ailesi tarafından desteklenmeyen gençlere, Dünya'yı kurtarmak amacıyla hırslarına yenik düşmüş bilim insanlarına, akıl sağlığını sırf farklı düşündüğü için yitirdiğine inanılan delilere de değinilmiştir.
Hayattaki amacını bilmeyen ancak o güne kadar normal -diğer insanların gözünde- bir hayatı olan Veronika intihar girişimiyle bir akıl hastanesine yatırılır. Burada kendisine aldığı ilaçlardan dolayı kalp rahatsızlığı olduğu ve 5 gün içinde öleceği söylenir. Ölümün telaşıyla belki de, Veronika o yaşına kadar halının altına süpürdüğü kendi benliğindeki tüm Veronikaları keşfeder. Ve toplumun yarattığı hayatından çıkıp -deli damgası yemesine neden olan- kendi benliğine kavuşunca artık ölmek değil gerçekten yaşamak istemektedir. Bir de son sayfalardaki Mari'nin mektubu o kadar güzel ve anlamlıydı ki. Bazen deli olduğunu düşünenlerin gerçek deli olmadığını, ya da akıllıların gerçekten akıllı olmadığını yansıtıyordu.
Bu tabiî kitabın sadece bir bölümü. Elimden geldiğince alıntılarla kitabı tamamıyla tüm karakterlerin gözünden yansıtmaya çalıştım. Ancak eğer siz de beyninizde dönen ailenizin, içinde bulunduğunuz toplumun seslerinden kendi sesinizi duyamıyorsanız ve kendi sesinizi duymanın deliliğini yaşamak istiyorsanız kesinlikle okumalısınız kitabı. Böylelikle belki de Veronika gibi ruhunuzun