Yazı, kalpten çıkan ve bilek üzerinde ikiye ayrılan bir damarın taşıyabileceği kadar ruhtur. Yazının, daha okunmadan evvel kimliği, dokunabilir bir yanı ve söyleyecekleri vardır.
Unutulmamalıdır ki, hakîkate ilişkin bilgi, kurtuluş sunmaz; belki de aklî bir saâdet sağlar; kurtuluş ise siyasetin amacıdır. Hiçbir felsefî manzûme savaş kazanmak; hiçbir siyaset de hakîkat üretmek zorunda değildir.