Kitap Yorum
10/10
·176 syf.··
Beğendi
·
2026 17. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 22 Haziran 2026 11:20
Merhaba Arkadaşlar, bugün sizlere bende gerilim ve gizem hissini uzun süre bırakan bir kitapla geldim. Bu kitap; sırlar, ihanetler ve geçmişin karanlık yüzüyle örülü, psikolojik gerilim tarafı güçlü bir roman. Okurken sürekli "Acaba Gerçek Ne?" diye düşündüren, merak duygusunu son sayfaya kadar canlı tutan bir hikayeydi benim için. Mert'in şüpheli ölümüyle ilgili başlayan olaylar, Sara'nın yıllar sonra gerçekleri ortaya çıkarmaya çalışmasıyla daha da karanlık bir hal alıyor ve ortaya çıkan sırlar herkesi geri dönülmez bir hesaplaşmanın içine sürüklüyor. Küçük bir köy evinde geçen olayların yarattığı kasvetli atmosfer ise hikayeyi çok daha etkileyici hale getiriyor. Ben en çok kitabın kasvetli atmosferini, karakterlerin duygularını okuyucuya geçirebilmesini ve ters köşe detaylarını sevdim. Bazı sahneler gerçekten şaşırtıcıydı ve kitabın havasını çok başarılı buldum. Bu güzel kitap için sevgili yazarımız @niluferall 'a teşekkür ederim. Kalemine ve yüreğine sağlık.
1000Kitap
Av KapanıNilüfer Al · Doğan Solibri Yayınları · 20263 okunma
Puan vermedi·336 syf.··
2026 391. kitabı
Karantina: Mahşerin Dört Atlısının Hikayesi - Üçüncü Perde, Beyza Alkoç’un gençlik ve gizem türünde büyük bir okur kitlesine ulaşan popüler serisinin heyecan dolu üçüncü kitabıdır. İlk iki kitapta başlayan ve bir okulda karantinaya alınmalarıyla hayatları tamamen değişen dört gencin hikayesi, bu ciltte de temposunu hiç düşürmeden devam eder. Zeynep, Onur, Burak ve Mert, namıdiğer Mahşerin Dört Atlısı, bu perdede de kendilerini yine gizemli olayların, tehlikeli sırların ve büyük yüzleşmelerin ortasında bulurlar. Birbirlerine olan sadakatleri ve sarsılmaz dostlukları, karşılaştıkları yeni zorluklar, tehlikeler ve geçmişten gelen gölgeler karşısında bir kez daha büyük bir sınavdan geçer. Karakterlerin arasındaki duygusal bağlar, özellikle de Onur ve Zeynep'in ilişkisi bu kitapta daha da derinleşir. Yazarın akıcı, sürükleyici ve merak unsurunu her an canlı tutan anlatım tarzı, okuyucuyu sayfalar arasında hızlı bir yolculuğa çıkarır. Gençlik heyecanlarını, dramı, aşkı ve gizemi bir arada sunan bu üçüncü perde, serinin takipçileri için macera ve heyecan dozunu bir üst seviyeye taşıyan bir devam halkası niteliğindedir.
Karantina: Mahşerin Dört Atlısının Hikayesi — Üçüncü PerdeBeyza Alkoç · İndigo Kitap · 201817bin okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Puan vermedi
Tarihin tozlu raflarına saklanmış bir kahramanın hikayesini okumak istersen senin için bu kitabı okudum... Her köşesinde bir kahraman yatan aziz vatanımda böyle unutulmuş o kadar çok hikaye var ki... Hamit Çavuş onlardan bir tanesi... Gözünü kırpmadan cepheden cepheye dolaşmış, esir düşmüş kaçmış yine birliğine gidip savaşmaya devam etmiş. Sevdiğini arkada gözü yaşlı bırakan yiğit mert delikanlıların hepsi ülkenin her karışını kanlarıyla sulamış. Ne bir pişmanlık ne bir umutsuzluk. Açlığa, susuzluga esir kaldıklarında turlu işkencelere maruz kalsalar da bu vatanın tek bir karışından vazgecmemişler! Türk Damarı bu vazgeçmeyişin, inadın adını almış... Damarlarımızdaki kan ne Ermeni ne Rus ne de bir Yunan egemenliğine boyun eğmemiş... İsmet Paşa'nın elinden madalyayı alırken aklına köyü, sevdiği Vesilesi gelmiş Hamit çavuşun o ana kadar en büyük sevdası vatan aşkıydı. ''Oysa ki herkes kendi sevdasında bir kahramandı." Hasret gittiği Vesilesine bir daha sarılamadı. Onun yokluğuna dayanamayıp hasta olmuştu Mezarında ağlarken bir dervişle karşılaştı Hamit çavuş yüreğini soğutacak o cümleyi derviştwn duydu. "Hayat hesapla değil nasiple yaşanır." Tüyleri diken diken eden, okurken bir kez daha milli şuurla dolduran bir okumaydı. Kaleminize sağlık
Türk DamarıAlim Serkan Cesur · İkinci Adam Yayınları · 202615 okunma
Otlar ve Ölüler Arasında
Puan vermedi·108 syf.··
Beğendi
·
2026 90. kitabı
·
23 saatte okudu
·
Okunma: 21 Haziran 2026 15:48
Hatice Mert Yunak, Otlar ve Ölüler Arasında ile bağımsız öyküleri birbirine bağlayarak okura adeta gizli bir roman deneyimi sunuyor. Kitap, bir Ege kasabasında, bir karakterin çevresindeki evlere ve tarlalara bakışıyla kapılarını aralarken; yazar da bu izi sürerek kamerayı o komşu duvarların arkasına, ailelerin gizli dünyalarına çeviriyor. Ancak dışarıdan homojen görünen o yuvaların içine girildikçe, her bir çatı altında aslında ne kadar derin bir yalnızlığın, aile içi mesafelerin ve bugünkü insanı şekillendiren çocukluk yaralarının saklı olduğu görülüyor. İlk başta dışarıdan bir gözle tanık olduğumuz o başlangıç noktasına, kitabın sonunda bu kez bambaşka bir iç sesle yeniden dönülmesi ise esere kusursuz bir çember kurgu katıyor. Otlar ve Ölüler Arasında, dışarıdan zannedilen hayatlar ile içeride yaşanan gerçekler arasındaki o çarpıcı mesafeyi kasaba insanının durgun yalnızlığı üzerinden son derece şiirsel ve özgün bir dille aktarıyor.
Otlar ve Ölüler ArasındaHatice Mert Yunak · Ketebe Yayınevi · 20269 okunma
9/10
·300 syf.··
Beğendi
·
2026 112. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 01 Haziran 2026 00:00
Herkese Merhaba Bugün sizlere Hasan Balaban kaleminden Altair - Pinhân kitabının yorumu ile geldim Haziran ayının ilk kitabı 2026 yılı basımlı 300 sayfalık bir kitap •Normalde suç dünyasını, gizemleri kovalamayı çok severim ama bu kitap çıtayı öyle bir yere taşımış ki sadece bir hackerın peşinde koştuğumu sanırken kendimi bir anda Türk mitolojisinin, tasavvufun ve gökyüzü şifrelerinin tam ortasında buldum. •Hikaye, Herakles mahlasını kullanan gizemli bir örgütün ya da siber teröristin saat tam 09.09’da attığı o ürpertici tweetlerle başlıyor. Ama bu bildiğimiz klavye delikanlılığı değil; adamlar attıkları her tehdit dalgasını gökyüzündeki takımyıldızlarıyla şifrelemişler. Serpens Caput, Delphinus, Capricornus, Ophiuchus ve Scutum derken siber dünyadan gelen darbelerle ülkece ekran başında buz kesiyoruz. •Kurgu sadece bilgisayar kodlarından ibaret değil. Bir bakıyorsunuz Profesör Bilgin’in bıraktığı mektuplarla Gök Tanrı ve Erlik Han gibi Türk mitolojisine dalmışsınız, bir bakıyorsunuz Enneagram formülü ve Sufizm bağlantılarıyla tasavvufun o en gizemli dehlizlerinde kaybolmuşsunuz. Fırat Nehri'ndeki o acayip mavi-yeşil ışık ile İstanbul Topkapı Sarayı’nın asırlık duvarları arasında öyle bir köprü kurulmuş ki, bir anda kendinizi kadim bir tarikatın, Altair’in izinde buluyorsunuz. •Mevlüt, Mert, Deniz, Furkan, Hican, Oğuz ve Volkan. Kimse göründüğü gibi temiz değil, herkes arkasında bir şeyler gizliyor ve bu sırlar yüzünden operasyonlar defalarca çuvallıyor. •Pasif savunmanın bitip, ekibin Ankara Merkez, Fırat Ekibi ve İstanbul Ekibi olarak üç kola ayrıldığı an kurgu adeta üç farklı koldan akan bir nehre dönüşüyor. Ve o final... Tam şifreler çözülüyor, taşlar yerine oturuyor dediğiniz anda maskelerin düşmesi ve Altair’in "Ben geldim" diyerek sahneye çıkışı... •Yazarın kalemi o kadar
Altair - PinhânHasan Balaban · Güneşyolu Yayınları · 20253 okunma
8/10
·448 syf.··
2026 5. kitabı
·
104 günde okudu
·
Okunma: 15 Haziran 2026 19:15
İlk sayfalarını sıkılarak okuduğum kitabın son sayfaları beni derinden etkiledi keşke bazı kitaplar böyle kötü bitmese ama kitaplarda gerçekliğiyle yaşar demi ?
Umutlar Yeşil KalsınMert Aslan · Salon Yayınları · 201617 okunma