Aniden bir ezgi geldi kulağına,
orada ışıl ışıl dururken
Salmış saçlarını omuzlarına
sabah alevi gibi beline dökülürken.
Flütler vardı, çalınan arpler,
rüzgâr gibi genç ve tizdi
Kulağına kadar gelen ezgiler,
sallanan yeşil yapraklarda.
Topraktaki bir oyukta bir hobbit yaşardı. Solucan kuyruklarıyla ve sulu çamur kokusuyla dolu, iğrenç, pis, ıslak bir oyuk değil, oturacak veya yemek yiyecek bir yeri olmayan kuru, çıplak, kumlu bir oyuk da değil: Bir hobbit kovuğuydu ve bu da konfor demekti.