İmparator'a karşı başlayan isyanlar iç savaşa dönüşmüş, imparator elinde kalmış bir avuç sadık asker ile cumhuriyetçilerin dış destekli ordusuna karşı direnmekteydi. Askerlerinin sayısı her geçen gün azalıyordu, ama askerlerin motivasyonlarında veya sadakatinde bir farklılık yoktu. Belki de yaşlı imparatorluğun son muhafızları olmak onları motive ediyordu. Cumhuriyet bu savaştan galip gelecekti, bunun herkes farkındaydı ama imparator ordusu ile kanının son damlasına kadar savaşmaya yemin etmisti. İmparatorluk ordusu büyük yenilgiler ile cephe gerisindeki dağlara kadar itilmişti. Dağlar daha geriye gitmelerini engelliyordu, tek kurtuluş saldırmaktı. İmparator ordusunun başına geçti, eline kutsal sancağı aldı ve ilerledi. İmparatorluk atlı birlikleri cumhuriyet piyadelerini yardı, topçuların içine kadar girdi. İmparatorun topçu birlikleri, dağılmış cumhuriyet piyadelerini yerle bir etti. İmparatorluk piyadeleri ise cumhuriyet ordusuna son darbeyi vurdu. Yaşlı imparatorluk kazanmıştı. İmparatorluk ordusu ilerleyişini sürdürdü ve en sonunda başkenti kurtardı.