mert

mert
@mertkilicA
"Kahramanlık"
Kanlı, zor ve yıkıcı savaş bitmiş, savaş kazanılmıştı. Halk sevinç ile sokaklara dökülmüştü, kadınlar askerden gelen kocalarına sarılıyordu. Sokaklarda milli marşlar söyleniyor, bayraklar her tarafı renklendiriyordu. Uğruna çok şey feda edilen zafer kazanılmıştı. Ama ya bu o kadar da iyi değilse? Zaferin büyüleyici etkisi politikacıların gözünü kamaştırmaya başlamıştı bile. Siyasi aktörler zaferi kendi üstüne almak için birbirleriyle adeta savaşıyordu. Sonunda biri bu savaşı kazanıp halkın gözünde kahraman oldu. Bu kişi düşman başkentini ele geçiren bir generaldi. Ordudan çıkmış olduğundan tahmin edebileceğiniz gibi asık suratlı, sert mizaçlı bir adamdı kendisi. Kısa bir süre sonra o ve onun arkasından gelen ordu yönetime el koydu ve demokrasiyi rafa kaldırdı. Halbuki savaş, demokrasi için verilmişti. Basın sansürlendi ve muhalefet susturuldu. Asker sokağa indi ve kendi halkını denetlemeye başladı. Siyasi suçlar için idam cezası mümkün kılındı ve idam mangaları kuruldu. "Kahraman ordu" bir anda düşman olmuştu. "Şanlı zafer" en büyük yenilgi olmuştu.
Edebiyat
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Faydalı Zarar
Bize zarar veren bir şey gerçekten bize zarar vermiyor olabilir mi? Bir "zarar" bizim daha iyi bir katmanımız üzerindeki örtüyü kaldırırken acı çekmemize neden oluyor diye bu onu zararlı yapar mı? Neden daha iyi bir katmanı ortaya çıkarması detayını atlıyoruz? Peki "zarar" görmeden önceki biz, gerçekten biz miydik? Eğer gerçek halimiz örtünün altındaki ise, hayır değildik. O zaman ortada velev ki bir zarar varsa bile bu zarar bize yapılmış olmuyor. Biraz garip biliyorum. Ama benim fikrim bu.
Edebiyat
Yetersizlik
Yaşlı imparator çok yoruldu. Sürekli bitmeyen savaşlar ve iç isyanlar imparatoru çok yordu. Ama bunların ne önemi var! Çok yaşa imparatorluğun kutsal zaferi, kahrolsun pis düşmanlar! Yüce imparatorluk hâlâ ayakta olduğu sürece hiçbir önemi yok değil mi? İmparatorun ne yaşadığı önemsiz, değil mi? Her seferinde koca bir ordunun sorumluluğunu üstlenmenin getirdiği baskı önemsiz, değil mi? Ne de olsa çok yaşasın imparatorluk, DEĞİL Mİ?
Edebiyat
İmparatorluğun son muhafızları
İmparator'a karşı başlayan isyanlar iç savaşa dönüşmüş, imparator elinde kalmış bir avuç sadık asker ile cumhuriyetçilerin dış destekli ordusuna karşı direnmekteydi. Askerlerinin sayısı her geçen gün azalıyordu, ama askerlerin motivasyonlarında veya sadakatinde bir farklılık yoktu. Belki de yaşlı imparatorluğun son muhafızları olmak onları motive ediyordu. Cumhuriyet bu savaştan galip gelecekti, bunun herkes farkındaydı ama imparator ordusu ile kanının son damlasına kadar savaşmaya yemin etmisti. İmparatorluk ordusu büyük yenilgiler ile cephe gerisindeki dağlara kadar itilmişti. Dağlar daha geriye gitmelerini engelliyordu, tek kurtuluş saldırmaktı. İmparator ordusunun başına geçti, eline kutsal sancağı aldı ve ilerledi. İmparatorluk atlı birlikleri cumhuriyet piyadelerini yardı, topçuların içine kadar girdi. İmparatorun topçu birlikleri, dağılmış cumhuriyet piyadelerini yerle bir etti. İmparatorluk piyadeleri ise cumhuriyet ordusuna son darbeyi vurdu. Yaşlı imparatorluk kazanmıştı. İmparatorluk ordusu ilerleyişini sürdürdü ve en sonunda başkenti kurtardı.
Edebiyat
Reform
Evet, bu gün benim doğum günüm. 16 oldum ve bazı hedeflerim var. Bu sene gelişeceğim, güçleneceğim ve her şeyi yerli yerine oturtacağım. 60 yaşındaki Mert benimle gurur duyacak. En iyi bildiklerimde ve en bilmediklerimde savaşacağım. Çok yaşa 16 yaşındaki ben!
Edebiyat