“Kırmızı hapı alırsan Harikalar Diyarı’nda kalırsın. Ben de sana tavşan deliğinin gittiği yerleri gösteririm. Unutma… Sana vadettiğim tek şey gerçek, fazlası değil…”
İncelememe The Matrix filminden Morpheus’un Neo’ya yöneltmiş olduğu bu replikle başlamak istedim, zira yazar, kitabın belli başlı kısımlarında adeta o kırmızı koltuğa oturarak size bu repliğe benzer cümleler yönelttiği hissine kapılabiliyorsunuz. Ancak, vadettiği şeyin gerçekliği elbette ki okuyucunun algısına ve bakış açısına göre değişkenlik gösterebilir.
Kitapta anlatılanlar, yazarımız Yuval Noah Harari'nin Kudüs İbrani Üniversitesinde vermiş olduğunu tarih derslerinin kitaplaştırılmış halini oluşturuyor. Kitap içeriği, normal bir tarih anlatımının ötesine geçmiş durumda. Fizikten biyolojiye, antropolojiden iktisata kadar daha birçok bilim dalıyla iç içe geçerek geniş bir spektrumda okuyucunun anlayabileceği bir dilde sunuluyor. Kitabı okurken bile bu kadar keyif almış birisi olarak öğrencilerinin bu anlatılanlara canlı tanık olmuş olmasına gıpta etmemek pek mümkün değil sanırım.
Öncelikle kitap, siz onu okurken verilen bilgiler ve okura yöneltilen sorular sonrası, sizi uzun düşünme ve araştırma aralarına itiyor. Bu şekilde, kendinizi gayriihtiyari şekilde daha kompleks ve bir o kadar da eğitici bilgiler cümbüşünde kaybolurken buluyorsunuz. Kitapta, aklımda yer eden ve nazarımda kayda değer olduğunu düşündüğüm yerleri elimden geldiğince incelemeye çalışacağım. Aksi halde kitabın barındırdığı tüm alt başlıklar için bir bitirme tezi bile yazılabilir. Neyse fazla uzatmadan başlayalım.
Kitabımız dört ana kısımdan oluşuyor: Bilişsel Devrim, Tarım Devrimi, İnsanlığın Birleşmesi ve Bilimsel Devrim. Kitabın ilk sayfaları bir tarih çizelgesiyle başlıyor ve kabataslak bir biçimde kitabın içeriği hakkında kısa bilgiler